 |
Dünya Eksiklik Ve Kusurlarla Doludur-III
İnsan, yaşamını sürdürürken dünyadaki pek çok şeyi beğenir. Güzel kokusu ve tadıyla dalından sarkan bir meyve, farklı tonlardan oluşan renkleri ile çiçek, güzel bir ev, son model bir araba… Her insan bunlar gibi daha birçok şeyi beğenip, onları elde etmek ister. Fakat bütün bu sayılanlar bir süre geçtikten sonra bozulur.
Dünyadaki Herşey Bozulmaya Mahkumdur
Dünyada, insanın çevresinde gördüğü herşey kısa zamanda bir bozulma eğilimi gösterir. Meyve dalından kopartıldıktan kısa bir süre sonra yavaş yavaş kararmaya başlar, sonra o güzel kokusunu kaybeder. Ardından da çürür ve kötü bir koku yaymaya başlar. İnsan canlı renkleri ve hoş kokusuyla kendisini cezbeden çiçekleri alıp evine getirir ve bir vazoya koyar; ancak aradan bir gün geçmeden çiçeklerin renkleri solar, canlılığı, diriliği kaybolur, 2–3 gün sonra ise tamamen kararır ve çürür. Dünyanın en güzel yüzüne sahip olduğunu düşündüğü kişi 60 yıl sonra yaşlanır, yüzü kırışıklıklar içinde kalır, saçları bembeyaz olur. Ev yıpranır, arabanın modeli eskir, belirli kısımları paslanır. Kısaca dünyadaki hiçbir şeyin eski güzelliği kalmaz.
Hepsinden önemlisi; dünyadaki tüm hayvanlar, bitkiler, insanlar yani yeryüzündeki bütün canlılar ölümlüdür. İnsanın bu büyük gerçeğin önemini kavrayamamasının nedeni ölen insanların ve hayvanların yerine yenilerinin doğması, doğada her yıl yeni ürünlerin yetişmesidir. Bu gerçeği kavrayamayan insan, ölümlü şeylere hak ettiklerinden fazla değer verir, onlar için pek çok şeyi göze alır. İstediği şeylere "sahip olmak" tutkusu ile yaşar. Oysa herşeyin tek sahibi Yüce Allah'tır. O dilediği sürece canlılar var olur, dilediği anda da yok olur, ölürler.
Yüce Allah insanları, dünyanın aldatıcı yönüne kanmamaları ve geçici bir yer olduğu gerçeğini düşünmeleri konusunda Kuran'da çeşitli hikmetli örneklerle uyarmıştır:
Dünya hayatının örneği, ancak gökten indirdiğimiz, onunla insanların ve hayvanların yediği yeryüzünün bitkisi karışmış olan bir su gibidir. Öyle ki yer, güzelliğini takınıp süslendiği ve ahalisi gerçekten ona güç yetirdiklerini sanmışlarken (işte tam bu sırada) gece veya gündüz ona emrimiz gelmiştir de, dün sanki hiçbir zenginliği yokmuş gibi, onu kökünden biçilip atılmış bir durumda kılmışız. Düşünen bir topluluk için Biz ayetleri böyle birer birer açıklarız. (Yunus Suresi, 24)
Sonuç
Dünya üzerinde güzel olan ne varsa bir gün güzelliğini kaybedecek ve hatta yok olacaktır. Ancak bunu bilmek yeterli değildir; bu gerçek, üzerinde derin düşünülmesi gereken bir konudur. Çünkü Allah bu tür örnekleri "düşünen insanlar" için açıkladığını bildirmiştir. İnsan akıl sahibi bir varlık olarak, düşünmek, düşündüklerinden sonuç çıkarmak ve yaşamının amacını bulmakla yükümlüdür. İnsanın daima hatırında tutması gereken gerçek bu dünyaya belli bir süreliğine geldiği, burada imtihan olacağı ve sonunda yaptıklarının hesabını vermek üzere ölerek bir daha dönmemek üzere bu dünyadan ayrılacağı ve ahirette sonsuz bir yaşama başlayacağıdır.
Bu gerçekleri kavrayan insanın tavrı ise, gerçek yurt olan ahirete hazırlık yapmak, yaşamını yalnızca Allah'ı hoşnut edecek yollar arayarak geçirmek olacaktır. Aksi takdirde dünyada da ahirette de azapla karşılaşabilir.
Etrafımızdaki herşey sürekli olarak bozulmaya, eskimeye, çürümeye doğru giderek, bize aslında çok önemli bir mesaj vermektedir. Çoğu insana "doğal bir süreç" gibi gelen bu bozulmaların ardında çok derin bir anlam gizlidir. Bu, dünyanın geçici ve aldatıcı olduğu gerçeğidir.
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 42. sayı (Aralık 2007) 36. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 490 kez incelendi.
|
 |
|