Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7778 tanesi Türkçe, toplam 9176 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Göçmen Kuşların Beynindeki “Küresel Yer Belirleme” Sistemi
ABD'de yapılan bir araştırma, göçmen kuşların beyinlerinde GPS (Global Positioning System - Küresel Yer Belirleme Sistemi)’e benzer bir sistem olduğunu ve olağan güzergâhlarından 4 bin kilometre kadar uçakla uzaklaştırılsalar bile yollarını bulabildiklerini ortaya koydu.
Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi'nin yıllık dergisinde yayımlanan makalede, araştırmacıların yazı geçirdikleri Alaska'dan başlayan ve kışı geçirmek için gittikleri ABD'nin güneybatısına ve Meksika'nın kuzeyine uzanan uzun göç yolculuklarına çıkan 30 kadar sarı asma kuşunu yakaladığı ve kafesler içinde bir uçakla olağan güzergahlarından 3 bin 700 kilometre uzağa götürüldükleri belirtildi.
Makalede belirtildiğine göre, kanatlarının arasına küçük bir radyo alıcısı iliştirdikten sonra salıverilen bu kuşlar araştırmacılar tarafından önce karadan 122 kilometre, sonra da küçük uçaklarla havadan izlendiler. Kuşlardan 15 kadarının serbest bırakıldıktan 3 gün sonra göç yolları olan güneybatıya uçmaları gerektiğini bildiklerini, diğer 15'inin ise doğrudan güneye uçtuklarının gözlendiği kaydedildi.
İnsan Derisinden Kök Hücre Elde Edildi
Japon ve Amerikalı bilim adamları, insan derisi hücrelerini kök hücreye dönüştüren bir yöntem geliştirdi. Yöntemin, hasta doku veya organların değiştirilmesinde devrim sayılabileceği belirtiliyor.
Amerikalı araştırmacı James Thomson, Science dergisinin internet sayfasında yer alan makalesinde, bu buluşun araştırmaların seyrini tamamen değiştireceğini belirtti. Yeni yöntemle, hastanın genetik şifresine göre kök hücre oluşturma imkanı doğacağı ve böylece hastanın dokuyu reddetme riskinin ortadan kalkacağı kaydediliyor. Japonya'nın Kyoto Üniversitesi'nden Shinya Yamanak başkanlığındaki ekip tarafından yürütülen araştırmalarda, insan embriyosu kullanmaya gerek kalmadan 5 bin hücreden bir kök hücre soyu elde edildi. ABD'nin Madison kentindeki Wisconsin Üniversitesi'nde de 10 bin hücreden bir kök hücre yeniden programlandı.
Canlı Türleri Bir Milyonu Aştı
Bilim adamlarının yeryüzündeki tüm canlı türlerini listeleme çalışmalarının altıncı yılında türlerin sayısı bir milyonu geçti. Tüm dünyadan 3 bin biyoloğun yer aldığı projenin 2011'de tamamlanması ve türlerin sayısının 1,75 milyona ulaşması bekleniyor. Listede hayvanlardan bitkilere, küften mikroorganizmalara kadar bilinen her canlı organizma türü bulunacak.
Bilim Adamları, Konuşma Yetisini Kaybetmiş Hastaların Düşüncelerini Okuma Yolunda...
New Scientist dergisinde yayımlanan habere göre, bilim adamları 8 yıl önce geçirdiği bir trafik kazası sonucunda felç olan, bilinci yerinde ancak konuşamayan bir hastanın beyninin, konuşmayla ilgili bölümüne elektrotlar yerleştirdiler. Araştırmacılar, elektrotlar vasıtasıyla beynin konuşma bölümünden gelen titreşimleri kaydettiler.
Bilim adamları, bundan sonraki aşamada, bu sinyalleri “bir konuşma yazılımına” dönüştürmek için çalışacaklarını belirttiler. Birkaç hafta içinde bir bilgisayarın hastanın düşüncelerini seslere dönüştürme görevini yerine getirmeye başlayacağı bildirildi.
Su Semenderi Ve Kurbağagillerde Kopan Organların Yeniden Çıkmasını Sağlayan Protein Keşfedildi
Science dergisinin son sayısında yayımlanan makaleye göre, İngiliz araştırmacıların yaptığı keşif, insanlar ve memeli canlılarda kopan veya kesilmek zorunda kalan organların yerine gelmesini sağlayacak teknikler geliştirilmesinin yolunu açabilecek. Araştırmacılar, kestikleri sinirin nAG adını verdikleri protein sayesinde yeniden canlandığını belirledi. Biyologlar, su semenderi ve diğer kurbağagillerin kaybettikleri organlara yeniden sahip olabilme yeteneğine biyolojik açıklama getiremiyordu. İngiliz uzmanların çalışması, nAG proteinini sinir ve deri hücrelerinin ürettiğini gösterdi.
Öldürücü Zehre Sahip “Karadul” Örümceğinin Ağının Sırrı Çözüldü
ABD'li araştırmacılar, örümceğin ağ örerken kullandığı iki proteinin DNA'sının haritasını çıkarmayı başardı. Bu sonuç, ultra-dayanıklı ürünler üretilmesinin yolunu açabilecek. California Üniversitesi uzmanlarının sırrını ortaya çıkardığı ağ, dayanıklılığı ve esnekliğiyle diğer örümceklerin ağlarından çok daha sağlam olarak biliniyor. Bu esneklik, ağa müthiş bir enerjiyi emebilme imkânı veriyor. Örümcek ağının özellikleri; askeri, tıbbi ve sportif alanlarda ilgililerin özellikle dikkatini çekiyor. Bu örümcek ağından elde edilen bilgiler sayesinde daha dayanıklı kurşun geçirmez yelek, daha sağlam tıbbi malzeme ve spor aleti üretmek mümkün olabilecek.
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi43. sayı (Ocak 2008) 4. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 447 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;