 |
Dünya Eksiklik ve Kusurlarla Doludur IV
İnsan ne kadar zengin, ünlü ya da güçlü olursa olsun, ileriki yaşlarda kendisini bekleyen fiziki bozulmalardan kurtulamaz.
İbret Verici Yaşlılık Belirtileri
- Derinin Özelliğini Kaybetmesi:
Deri, insanın güzelliğinde en çok önem taşıyan faktörlerdendir. Çünkü deri, koruyucu fonksiyonunun yanı sıra düzgün ve pürüzsüz bir görünüm verdiği için estetik yönden çok önemli bir işlev üstlenmiştir. İşte "bazı insanların övündüğü, çevresine gösteriş yaptığı, vücudunun her yerini kaplayan yaklaşık 2 kilogramlık bu deridir". Fakat, yaşlılığın en fazla tahribat yaptığı yer de yine aynı deridir.
Yaşlandıkça derinin esnekliği azalır, incelir ve alt tabakalardaki yapı, iskelesini oluşturan yapısal proteinler hassaslaşıp çöktüğü için sarkar. Yaşı biraz ilerlemiş herkeste oluşan yüzdeki kırışıklıklar, çizgiler işte bu nedenle meydana gelir. Üst deride sürekli yağ katmanı oluşturacak ve doğal yumuşatıcı etkisi gösterecek bezlerin salgısının azalması dolayısıyla pullanma görülür. Aşırı pullanma ve dökülme sonucunda derinin geçirgenliği artar ve dış etkilerin deriden geçişi kolaylaşır. Buna bağlı olarak da tırnak yaraları, uykusuzluk vs. meydana gelir. Aynı şekilde alt deride de çok büyük bozukluklar oluşur. Deri dokularında yenilenme ve madde alışverişi mekanizmaları bozulduğundan ileri yaşlarda deride kötü huylu tümörlere daha sık rastlanır.
- Kemiklerin Sağlamlığını Kaybetmesi
Dik bir duruşu yakalamak genç biri için çok kolayken, yaşlılık döneminde bu, fiziksel açıdan pek mümkün değildir. İlerleyen yaşlarda omurilikte meydana gelen doğal eğilme nedeniyle kamburluk ortaya çıkar. Bu, gençlikte sahip olunan her türlü gösterişin bir kenara bırakılması anlamına gelir. Duruşunu bile kontrol edemeyecek hale gelen bir insanın, doğaldır ki diğer insanlara karşı büyüklük taslayacak hiçbir yönü kalmayacaktır.
- Duyularda Kayıp Olması
Gözlerde yaşlanma ile birlikte, ışık şiddetine tepki olarak boyut değiştirme kabiliyeti azalır. Bu durum görme yeteneğini kısıtlar; renklerin canlılığı, cisimlerin şekli, konumları ve uzaklıkları bulanıklaşır. Çok önemli olan görüş keskinliği giderek azalır. Kulaklar ağır işitmeye başlar.
- Hafıza Kaybı Olması
“İkinci çocukluk dönemi" de denilen yaşlılıkta, -kişi gençken çok güçlü bir hafızaya sahip olsa bile- zihinde doğal bir gerileme oluşur. Bu zihinsel çöküş, bir tür çocukluk haline geri dönüştür.
Sonuç
İnsanın yaşlılık döneminde fiziksel ve ruhsal açıdan pek çok kayba uğraması, şüphesiz üzerinde düşünülmesi gereken bir olaydır. Eğer Allah dileseydi insana bu eksikliklerin hiçbirini vermeyebilirdi; insan doğduktan sonra büyür, gelişir, hatta zamanla tüm organları, kabiliyetleri daha da kuvvetlenebilirdi. Dünya hayatında geçirdiği yıllar insanın sağlığına sağlık, gücüne güç katabilirdi. Alışılmadık bir model olmasına rağmen, hayatın insanı yıpratan değil, yenileyen, geliştiren bir özelliği olması pekala mümkün olabilirdi. Ne var ki Allah'ın bir hikmet üzerine insanlar için dileyip yarattığı sistem, yaşlanmaya, bozulmaya göre ayarlanmıştır. Dünya üzerindeki herşey gibi insan bedeni de bozulmaya uğramaktadır.
Tüm bu acizliklerden anlaşılmaktadır ki, sonsuz ahiret hayatıyla kıyaslandığında, eksikliklerle dolu bu dünya hayatının hiçbir kıymeti yoktur. Nitekim Allah, Kuran'da bu gerçeği birçok ayette bildirmiş, dünya hayatının geçici özelliklerle dolu olduğunu ayetleriyle haber vermiştir. İnsanlara bu durumu düşünmelerini ve gerekli öğüdü almalarını emretmiştir:
"Dünya hayatının örneği, ancak gökten indirdiğimiz, onunla insanların ve hayvanların yediği yeryüzünün bitkisi karışmış olan bir su gibidir. Öyle ki yer, güzelliğini takınıp süslendiği ve ahalisi gerçekten ona güç yetirdiklerini sanmışlarken (işte tam bu sırada) gece veya gündüz ona emrimiz gelmiştir de, dün sanki hiçbir zenginliği yokmuş gibi, onu kökünden biçilip atılmış bir durumda kılmışız. Düşünen bir topluluk için Biz ayetleri böyle birer birer açıklarız." (Yunus Suresi, 24)
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 44. sayı (Şubat 2008) 30. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 158 kez incelendi.
|
 |
|