Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 6756 tanesi Türkçe, toplam 7747 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / İlanlar /  Evrimcilerin Sahte Delillerine Artık Kimse İtibar Etmez!
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (269)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (168)
Belgeseller (177)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (83)
Makaleler (5806)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 318 download
Kuran'da Peygamberlerin Duaları - Belgesel - 210 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 176 download
Matrix Felsefesi - Belgesel - 169 download
Atom Mucizesi - Belgesel - 157 download
İlanlar : Evrimcilerin Sahte Delillerine Artık Kimse İtibar Etmez! - TÜRKÇE
Nisan 2008
Evrimcilerin Sahte Delillerine Artık Kimse İtibar Etmez!
  • Darwinizm artık tükenmiştir. Darwinistler ve materyalistler, kamuoyu önünde küçük düşmüşlerdir. Artık anlamsız gurur ve inattan vazgeçmeli, 150 yıllık büyünün etkisinden kurtulmalıdırlar. Canlılık tesadüfen var olmamış, canlılar birbirlerinden türememişlerdir. Evreni ve içindeki canlı cansız her varlığı Yüce Allah yaratmıştır.


  • Evrim teorisini ayakta tutmak için yalan üstüne yalan uyduran, sürekli sahte deliller gündeme getiren evrimciler sürekli olarak kamuoyu önünde rezil olmaktadırlar. Evrimcilerin son sahte delili “kuşların atası” olarak tanıtılan Tyrannosaurus isimli bir dinozor fosilidir. 2003’te ABD’nin Montana eyaletinde bulunan bu fosilden elde edilen proteinler üzerinde yapılan bir çalışmanın sonuçları kamuoyuna yine sansasyonel şekilde duyurulmuştur. Evrimciler, bu fosilden aldıkları proteinleri 21 modern kuş türününkilerle kıyaslamışlar ve bu canlının, tavuk ve devekuşu ile doğrudan akrabalığı olduğu sonucuna vardıkları yalanını ortaya atmışlardır.


  • Oysa kuşların dinozorlardan evrimleştiği iddiası önde gelen kuşbilimclerin (ornitolog) net kanıtlar ortaya koyarak cephe aldıkları bir uydurmadan ibarettir. Kaldı ki canlılar arasındaki benzerlikler evrim teorisinin ispatı yolunda hiçbir anlam ifade etmemektedir. Canlılar arasında moleküler benzerliklerin olması elbette son derece doğaldır; çünkü aynı moleküllerden oluşmakta, aynı suyu ve atmosferi kullanmakta, aynı moleküllerden oluşan besinleri tüketmektedirler. Metabolizmaları ve dolayısıyla genetik yapılarının birbirine benzemesi de çok normaldir.


  • Eğer moleküler karşılaştırmalardan yola çıkılarak evrim ispatlanmaya kalkışılırsa ortaya çıkan tablo evrimi büsbütün çaresiz bırakmaktadır. Evrimcilerin hayali soyağaçları moleküler karşılaştırmalara göre yapılmaya kalkıldığında bugüne kadar yapılmış bütün soyağaçlarını çöpe atmak ve insanla patates arasında bile evrimsel bağ olduğunu iddia etmek gerekmektedir.


  • Ünlü biyokimyacı Prof. Michael Denton da moleküler biyoloji alanında elde edilen bulgulara dayanarak şu yorumu yapar: "Moleküler düzeyde, her canlı sınıfı, özgün, farklı ve diğerleriyle bağlantısızdır. Dolayısıyla moleküller, aynı fosiller gibi, evrimci biyoloji tarafından uzun zamandır aranan teorik ara geçişlerin olmadığını göstermiştir... Moleküler düzeyde hiçbir organizma bir diğerinin "atası" değildir, diğerinden daha "ilkel" ya da "gelişmiş" de değildir..." (Evolution: A Theory in Crisis, London: Burnett Books, ss. 290-91)


  • Bilinen en eski kuş fosili, 150 milyon yıl yaşındaki Archaeopteryx'tir. Bu canlı, kusursuz uçuş kasları ve uçuşa uygun tüyleriyle, uçucu bir kuştur. Son çalışmada kuşlarla ilişkilendirilmeye çalışılan dinozor fosili sadece 68 milyon yıllıktır. Anlaşılacağı gibi, bu dinozordan yaklaşık 80 milyon yıl önce bile kuşlar yeryüzünde yaşamakta idiler. Dolayısıyla bu dinozorla bir soy bağlarının olduğu, “dinozordan evrimleştikleri” hikayesinin uydurmadan ibaret olduğu anlaşılmaktadır.


  • Bu çabalar boşunadır. Modern bilim, yaşamın kökeninde olağanüstü bir kompleksliğin yanısıra maddeci bir bakış açısıyla açıklanması mümkün olmayan, yüklü miktarda genetik bilginin yattığını ortaya koymuştur. Basına yansıyan bu tip haberler, materyalist dünya görüşüne bağlı çevrelerin gözboyayıcı taktiklerle sürdürdükleri aciz çabalardan ibarettir. Canlılar tesadüfi bir süreçte evrimleşmemiş, Yüce Allah’ın “OL” emriyle yoktan yaratılmışlardır.


Yeni açıklanan ve kuşlarla soy bağı olduğu iddia edilen Tyrannosaurus isimli dinozor fosili 68 milyon yıllıktır. Oysa yukarıda fosili görülen ve nesli tükenmiş bir kuşa ait olan Conficusiornis isimli fosil 120 milyon yıllıktır.


  1. Tek bir protein bile tesadüfen meydana gelmez...
    Proteinler hem canlı hücrelerinin yapıtaşlarını oluşturan hem de hücre içinde çok çeşitli görevler üstlenen kompleks moleküllerdir. Ortalama bir protein molekülünün tesadüflerle ortaya çıkma ihtimali hesaplandığında “10 üzeri 950’de 1” gibi insanın hayal gücünün ötesinde bir rakam çıkmaktadır. Bu sayı matematiksel olarak pratikte “0 ihtimal” anlamına gelir.

  2. İndirgenemez kompleksliğe sahip organlar evrimi yalanlar
    İndirgenemez komplekslik, evrim teorisinin temelindeki kademeli gelişim iddiasını geçersiz kılan bir özelliktir. Örneğin göz ve kanatlarda indirgenemez komplekslik özelliği mevcuttur. Biraraya gelerek gözü oluşturan gözyaşı bezi, retina, iris gibi organellerin aşamalarla teker teker oluşmaları mümkün değildir. Çünkü gözü oluşturan tüm parçalar ancak eksiksiz olduğunda görme gerçekleşecektir. Aynı şey kanatlar için de geçerlidir.

  3. DNA’daki akılalmaz bilgi tesadüfleri reddetmektedir
    Bir insanın dış görünümünden iç organlarının yapılarına kadar bütün özelliklerinin bilgisi DNA'nın içinde özel bir şifre sistemiyle kayıtlıdır. Eğer DNA'daki bu genetik bilgiyi kağıda dökmeye kalksak, yaklaşık 500'er sayfalık 900 ciltten oluşan dev bir kütüphane oluşturmamız gerekir. Ama bu akılalmaz hacimdeki bilgi, DNA'nın "gen" adı verilen parçalarında şifrelenmiştir. DNA’nın tesadüflerle ortaya çıkamayacağı kesin bir gerçektir.

  4. Fosil kayıtları Yaratılış’ı göstermektedir
    Bugüne kadar 250 bin ayrı türe ait yaklaşık 100 milyon fosil çıkarılmasına rağmen bunlardan biri bile Darwinizm’i desteklememektedir. Bulunan fosillerin her biri tam ve eksiksiz canlılara aittir. Oysa evrimcilerin iddiaları gerçek olsaydı bu denli fazla fosilin çok büyük bir bölümü “ara canlılara” ait olmalıydı, oysa bir tane bile yoktur.

  5. Canlılar Kambriyen döneminde aniden ortaya çıkmışlardır
    Canlılardaki ana beden yapılarının (yumuşakçalar, kordalılar vb. kategoriler) neredeyse tamamı, günümüzden yaklaşık 530 milyon yıl önce Kambriyen Dönemi’nde ortaya çıkmıştır. Kambriyen öncesinde sadece bir-iki ana kategori varken, Kambriyen’de 50’den fazla ana kategori, dünyanın çeşitli bölgelerinde aniden ortaya çıkmıştır. Kambriyen öncesi canlılar sade bir beden yapısındayken, Kambriyen’dekiler bunlarla kıyas edilemeyecek derecede komplekstir. Örneğin bu devirde ortaya çıkmış olan trilobitlerin sahip oldukları gözler ile bugünkü canlıların göz yapıları arasında hiçbir fark yoktur.

  6. “Yaşayan fosiller” evrim masallarına cevaptır...
    Yaşayan fosiller, evrim teorisinin 'kademeli gelişim iddiası'nı son derece çarpıcı şekilde yalanlayan kanıtlardır. Bu fosillere “yaşayan fosil” ismi verilmesinin sebebi, yüz milyonlarca yıllık yaşlarına karşın, günümüzde yaşayan örnekleriyle tamamen aynı olmalarıdır. Karıncalardan ağaçlara, yarasalardan köpek balıklarına kadar çok çeşitli türlere ait yaşayan fosiller mevcuttur. Bu durum, doğa tarihi boyunca hiçbir evrimleşme yaşanmadığının kesin bir belgesidir.

  7. Sürüngenler kuşların atası değildir...
    Evrimciler artık Archaeopteryx’i sürüngenlerle kuşlar arasında ara form olarak gösterememektedirler. Bu fosil üzerinde yapılan incelemeler, bu canlının bir ara geçiş formu olmadığını, sadece günümüz kuşlarından biraz daha farklı özelliklere sahip, soyu tükenmiş bir kuş türü olduğunu göstermektedir. Güçlü uçuş kaslarının olduğunu kanıtlayan göğüs kemiğinin varlığı ve günümüz kuşlarınınkinden farksız olan asimetrik tüy yapısı, bu canlının mükemmel olarak uçabildiğini göstermektedir.

  8. Balıklar karaya çıkmamışlardır...
    Evrimciler bir zamanlar sudan karaya geçiş hikayesine delil olarak Cœlecanth isimli balığın fosillerini delil gösterirlerdi. Coelecanth o dönemde balıklar ve amfibiyenler arasında yaşamış bir ara canlı zannedildi. Ancak 1938’de Hint Okyanusu’nda Coelecanth'ın "canlı" bir örneği bulundu. Ardından günümüze kadar 200’den fazla örneği yakalandı. Canlı Coelecanth’lar üzerindeki incelemeler, bunun kusursuz yapıda bir balık olduğunu, daha önce fosilleri üzerinde yapılan yorumların tamamen hatalı olduğunu ortaya koydu.

  9. Mutasyonlar yeni türler oluşturmaz...

    Mutasyonlar, canlı hücresinin çekirdeğinde bulunan ve genetik bilgiyi taşıyan DNA molekülünde, radyasyon veya kimyasal etkiler sonucunda meydana gelen kopmalar ve yer değiştirmelerdir. DNA çok kompleks bir düzene sahiptir. Dolayısıyla bu molekül üzerinde oluşan herhangi rastgele bir etki ona ancak zarar verir. Mutasyonlar çoğu zaman hücrenin tamir edemeyeceği boyutlarda birtakım hasarlara, sakatlıklara ve hatta ölümlere sebep olurlar. Hiroşima, Nagazaki veya Çernobil facialarına maruz kalmış insanlar bunun canlı göstergeleridir. Mutasyonların evrimsel bir mekanizma olduğunun iddia edilmesi evrim teorisinin içinde bulunduğu çıkmazın bir kanıtıdır.

  10. Doğal seleksiyon evrime yol açmaz…
    Doğal seleksiyon, güçlü ve çevre şartlarına uygun yapıdaki canlıların hayatta kalışını ifade eder. Ancak bu durum yeni türler ortaya çıkarmaz. Örneğin yırtıcı hayvanların tehdidi altında olan bir zebra sürüsü içinde, hızlı kaçabilen zebralar hayatta kalacak, zebra sürüsü zamanla daha hızlı koşabilen zebralardan meydana gelecektir. Ancak bu süreç sınırlıdır ve zebraları bir başka canlı türüne dönüştürmeyecektir. Çünkü zebraların iskelet kas yapısı ve fizyolojisi DNA’larında kayıtlıdır ve yırtıcılarla olan mücadele bu bilgiyi değiştiremez, zebraya yeni genetik bilgi kazandıramaz.

  11. İnsan evrim geçirmemiş, insan olarak yaratılmıştır...
    İnsanın soy ağacının sadece evrimcilerin hayalgücü doğrultusunda kurgulanan bir şema olduğu ortaya çıkmıştır. Evrimciler insanın, sırasıyla "Australopithecines > Homo habilis > Homo erectus> Homo sapiens" canlılarından kademeli olarak türediğini öne sürmüşlerdir. Bu sıralamadaki canlıların her birinin, bir sonrakinin atası olduğu izlenimini vermişlerdir. Oysa evrimcilerin birbirlerinin atası olarak gösterdikleri bu canlılar gerçekte yanyana bulunmakta, bu da insanın hayali soyağacını yıkmaktadır. Paleoantropologların son bulguları, Australopithecines, Homo habilis ve Homo Erectus'un dünyanın farklı bölgelerinde aynı dönemlerde yaşadıklarını göstermektedir.

  12. Evrimci sahtekarlıkları…
    Evrimciler teorilerini ispat etmek için sahtekarlıklara da başvurmaktadırlar. Bugüne kadar, embriyo çizimlerindeki sahtekarlıklar, imha edilen veya saklanan fosiller ve bunlar gibi pek çok evrimci sahtekarlığı yapılmıştır. Bunlardan en çarpıcı olan ise Piltown Adamı sahtekarlığıdır.
    1912 yılında İngiltere’deki Piltdown yakınlarında ele geçirilen bir kafatasının bir maymun adama ait olduğunu öne sürülmüştür. Kafatasında insan, çenesinde organgutan özellikleri gösteren bu fosil ünlü British Museum’da 40 yıl boyunca evrim kanıtı olarak sergilenmiştir. Ancak bu fosilin sahte olduğu 1953 yılında ortaya çıkmıştır. Fosil evrimciler tarafından insan kafatası ve orangutan çenesinin birbirine tutturulması ve kimyasal maddelerle eskitilmesi suretiyle suni olarak oluşturulmuştu.


HARUN YAHYA’NIN EVRİM TEORİSİNİ YERLE BİR EDEN ESERLERİ

Yazarın kitaplarının 9.000 sayfa ve 10.000 resimlik bölümü
Evrim Teorisinin çöküşünü konu almaktadır.


Adnan Oktar’ın, Harun Yahya müstear ismiyle kaleme aldığı eserlerin sayısı yaklaşık 250’dir. Bu kitaplar 48.000 sayfa ve 35.500 resimden oluşmaktadır. Adnan Oktar'ın, Harun Yahya müstear ismi ile kaleme aldığı kitapları ve bunlardan yararlanılarak hazırlanan belgeselleri, www.harunyahya.org, www.harunyahya.net ve www.harunyahya.com adreslerinden ücretsiz olarak okuyabilir veya Global Yayıncılık'ın 0212 444 444 1 no’lu telefonundan temin edebilirsiniz.

----------

Bu tam sayfa ilan
29 Nisan 2008 Milli Gazete
1 Mayıs 2008 Yeni Çağ ve Yeni Şafak
gazetelerinde yayınlanmıştır.

Bu eser 183 kez incelendi.
Acrobat pdf dosyası (.zip) - 44 download
2.77 MB
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu İlanlar ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
evrimcilerinitir... - Web Sitesi
Evrimin Fosillere Yenilişi - Kitap
50 Maddede Evrim Teorisinin Çöküşü - Kitap
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN İLANLAR
Yeter Artık! Bu Kadar Yalana Kimse İnanmaz
Darwinizm Cehalet Ortamında Gelişir
Musevi Halkına Açık Mektup
Türkiye Cumhuriyeti Pasifize Edilmek, Bölünmek ve Yok Edilmek İstenmektedir
Darwinizm'in Geçersizliğini Kavrayamayan Yerli Evrimcilere Çağrı: Deliliniz Varsa Ortaya Koyun!
ÇOK İNDİRİLEN İLANLAR
Darwinizm'in Geçersizliğini Kavrayamayan Yerli Evrimcilere Çağrı: Deliliniz Varsa Ortaya Koyun! - 156 download
Musevi Halkına Açık Mektup - 147 download
Darwinizm Cehalet Ortamında Gelişir - 147 download
Benzersiz Bir Eser Ergenekon: Masonluğun Kılıncı - 146 download
Yeter Artık! Bu Kadar Yalana Kimse İnanmaz - 141 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.