Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 10632 tanesi Türkçe, toplam 13213 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Time Dergisinin Kayıp Halka Haberi Zoraki Spekülasyon!
27 Ağustos 2002- Dünyaca ünlü bilim adamı ve Amerikan Fizyoloji derneği üyesi Joseph Mastropaolo’nun detaylı analizleri, Time Dergisi’nin evrim propagandasını çürüttü. Time Dergisi, California Üniversitesi antropologlarından Haile Selaisse’nin Etiyopya’da bulduğu Ardipithecus ramidus kadabba türüne ait fosilleri dünyaya “kayıp halka” olarak duyurmuştu. 21 Temmuz 2001 tarihli sayısında “Maymunlar Nasıl İnsana Dönüştü” başlığıyla kapaktan verdiği haberinde kadabba fosilinden iki ayak üzerinde yürüyerek evrimsel bir ata olarak bahsediliyordu. Fosili inceleyen evrimciler 5.2-5.8 milyon yıl önce iki ayak üzerinde yürüyebildiğini iddia etmişlerdi. Ama iddialarını dayandırdıkları kemik sadece bir ayak parmağıydı! İskelet tam %95 oranında eksikti ama evrimciler “bu parmaktan anlaşılıyor ki bu canlı iki ayak üzerinde yürüyebiliyordu, öyleyse insanların şempanzelerle ortak bir atadan evrimleştiğini göstermektedir” diyebiliyorlardı! Evrimci Time Dergisi iddiaların hangi bilimsel kanıtlara dayandığını sorgulama gereği duymamış ve maymun adam resimleriyle süslediği evrim hikayelerini dünyaya bilimsel gelişme olarak duyurmuştu.
Fosil biliminde dünyanın en saygın otoritelerinden biri olarak gösterilen Mastropaolo ayak parmağını kendisi inceleyip durumdan emin olmak istedi. Kadabba’nın parmağını, insan, şempanze ve babun parmağıyla kıyasladı. Anatomik kriterleri matematiksel açıdan karşılaştıran Mastropaolo’nun vardığı sonuçlar çok farklıydı. Parmak şempanze ve babun parmağıyla benzeşmiyordu. İnsan parmağıyla arasındaki benzerlik de yetersizdi. Mastropaolo’nun bulguları Amerikan Fizyoloji Derneği’nin düzenlediği San Diego konferansında 27 Ağustos 2002’de açıklandı. Yazının sonuç bölümünde iki ayak üzerinde yürüyen evrimsel ata saptamasının hayalgücüne dayandığı şöyle belirtiliyordu:
“Fosil kemikleri üzerinde yapılan objektif soy analizleri, Haile-Selassie’nin çıkarımlarının zoraki spekülasyonlar olduğunu ispatlamaktadır” (2).
Devekuşu Yumurtasından Çıkan Gerçek
14 Ağustos 2002- Evrimcilerin fantastik bir propaganda malzemesi olarak kullandıkları dinokuş hikayesine son darbe devekuşu yumurtasından çıktı. Deve kuşu embriyosundaki parmak gelişimini izleyen ünlü biyolog Dr. Alan Feduccia, deve kuşu ve dinozorların tamamen farklı parmak sıralarına sahip olduğunu ortaya çıkardı. Kuşlar konusunda bir uzman olan Feduccia, deve kuşlarının 2, 3 ve 4. sıradaki parmakların geliştiğini, dinozorlarda ise 1, 2 ve 3. sıradaki parmakların oluştuğunu gösterdi. Bu durum evrim iddialarını geçersiz kılıyor çünkü evrimcilere gore birbirinden evrimleşmiş türlerde benzer parmak sıraları gelişmelidir. Feduccia “Bu (araştırma), günümüz kuşlarının dinozorlardan evrimleştiğini iddia edenler için yeni bir problem oluşturuyor. Nasıl olabilir ki, 2, 3 ve 4. parmaklara sahip bir kuş, 1, 2 ve 3. parmaklara sahip bir dinozordan evrimleşmiş olabilir? Bu neredeyse tamamen imkansızdır”(1). Dinokuş iddiasını çürüten ezici bir başka gerçek daha var. Feduccia’nın bir kitabında da belirttiği gibi, 150 milyon yıl once yaşamış Archaeopteryx, kusursuz uçabilen bir kuştu. Oysa kuşların sözde atası theropod türü dinozorlar tam 25-80 milyon yıl daha sonra ortaya çıktılar. Evrimcilerin savunduğu saçmalık ortada: Kendi atasından 25 milyon yıl daha yaşlı kuşlar!
Gürcistan Fosillerinden İnsanın Evrimi Senaryosuna Darbe
4 Temmuz 2002- Gürcistan’daki Dmanisi arkeolojik kazı alanında 1999’da elde edilen kafatası fosilleri bilim dünyasında geniş yankı bulmuştu. Bu fosilleşmiş kemiklerin yaşı ve özellikleri evrim şemalarına meydan okuyan cinstendi. Bazı önemli paleontropologlar Almanya’da düzenlenen Seckenberg konferansında bu fosillere dayanarak klasikleşmiş bazı evrim senaryolarının geçersizliğini vurguladılar(3). Dmanisi’de bulunan son kafatası fosilleri, ilk bulguların evrim senaryolarında açtığı yarığı daha da derinleştirdi. Medyada geniş yankı bulan fosiller MSNBC.com’da “Fosil Bulgusu İnsanın Kökeni Teorilerini Altüst Ediyor” başlığıyla duyuruldu (4). Hayali kayıp halkayı aramak için yola çıkan paleontologlar, sayıları giderek artan fosillerin ortaya koyduğu tablo karşısında artık eski iddialarını savunamaz oldular. Fosil kayıtlarında şempanzeden insana bir evrim gerçekleştiğine dair hiçbir somut kanıt elde edilemiyordu.
Evrime Nükleer Bomba!
7 Temmuz 2002- 150 yıldır anlatılan insanın evrimi hikayesi Çad’da bulunan bir kafatası fosiliyle son buldu. 7 milyon yıllık fosil için Harvard Üniversitesi’nden antropolog Daniel Lieberman “yüzyılın bulgusu”, “küçük bir nükleer bomba etkisinde bilimsel etki yaratacak” yorumlarını yaptı. Fosil, maymunla başlayan ve modern insanla son bulan merdiven şekilli evrim senaryosunu kesin olarak geçersiz kıldı. Gazete ve dergilerde sürdürülen, giderek daha modern görünüm kazanan “Maymun Adam” fikrinin gerçek olmadığı anlaşıldı. Dahası, yaygın bir propaganda malzemesi yapılan ve birgün muhakkak bulunacak denilen ‘kayıp halka’ diye birşeyin olmadığı anlaşıldı. Kayıp halka bulunamadığı için değil, varolmadığı için kayıptı. Fosil bulgusunu dünyaya duyuran ünlü Nature Dergisi’nin editörü ve paleontolog Henry Gee, The Guardian Gazetesi’nde yayımlanan makalesinde şunları yazdı: “Sonuç ne olursa olsun, bu kafatası, bir kez daha ve kesin olarak göstermiştir ki, eskiden beri kabul edilen (insanla maymun arasındaki) 'kayıp halka' düşüncesi saçmadır.... Şu an çok açık olarak görülmelidir ki, zaten her zaman için son derece sallantılı olan kayıp halka düşüncesi, artık tamamen geçerliliğini yitirmiştir” (5).
İki Ayaklı Maymunlar Darwin’in Teorisini Çiğnedi!
13 Eylül 2002- İskoçya’nın ünlü The Scotsman Gazetesi’nde haber verilen bir bulgu evrimin klasikleşmiş masallarından birini temelden yıktı. Hepimiz evrimci gazete ve dergilerde dört ayak üzerinde yürüyen bir maymunla başlayıp giderek insanımsı özellikler kazanan ve sonunda günümüzdeki modern özelliğine kavuşan maymunadam şemasını görmüşüzdür. İşte bu şemanın dayandığı teoriye göre insanlar sözde dört ayağı üzerinde yürüyen maymunlardan evrimleşmişti. Liverpool Üniversitesi antropologlarından Dr Robin Crompton’ın keşfettiği bir şempanze türü bu hikayeyi geçersiz kılıyordu. Bu araştırmacı, Afrika ülkelerinden Uganda’nın Bwindi Ormanlık alanında iki ayakları üzerinde yürüyebilen şempanzelere rastlamıştı. The Scotsman gazetesi bu bulguyu “İki Ayaklı Şempanzeler Darwin’in Teorisini Çiğniyor” başlığıyla verdi. Dr. Crompton, “Bu durum, genelde kabul edilen , dört ayağı üzerinde yürüyen şempanzelerden evrimleştiğimiz iddiasına aykırı” yorumunu yapıyor (6).
Şempanze Benzerliğinde İndirim!
23 Eylül 2002- Evrimcilerin çarpık mantıklarla üretip onyıllardır manşet malzemesi yaptığı bir konu vardır: Genetik analizlere dayandırılan insan-şempanze akrabalığı. Yapılan bir araştırma insanla şempanze arasındaki farkın 3 kat daha büyük olduğunu ortaya koydu (7). Bu araştırmayla farkın büyümesi, evrimcilerin genetik akrabalıkla ilgili iddialarının saçmalığını da gösterdi. Bu araştırma şu soruyu ortaya çıkarıyor: Genetik benzerliği çarpık bir mantıkla yorumlayan evrimciler, acaba yeni akrabalarını şempanzeler kadar çok benimseyecekler mi? Çünkü insan DNA’sı sinek, solucan ve tavuğun DNA’sına da benzemektedir!
Bakterilerin Evrimi Senaryosu Altüst Oldu
25 Ekim 2002- Washington üniversitesi’nden Carrine Blank tarafından yapılan bir araştırma bakterilerin evrimi senaryosundaki büyük tutarsızlığı su yüzüne çıkardı. Bu tutarsızlık, bakterilerin kökenini açıklayan fosil analizleriyle genetic analizler arasındaki büyük uçurumdan kaynaklanıyordu. Fosil kayıtlarına bakılarak hazırlanan evrim senaryosunda 3.5 milyar yıllık mavi-yeşil bakterilerin en eski canlı olduğu iddia ediliyordu. Sülfürle beslenen bakteriler ise mavi-yeşil bakterilerden sonra geliyordu. Farklı bakteri türleri üzerinde yapılan genetik analizler ise çok daha farklı bir tablo ortaya koydu. Buna gore mavi-yeşil bakteriler çok daha sonra, tam 1.2 milyar yıl sonra ortaya çıkmış olmalıydılar. Üstelik sulfurle beslenen bakterilerin atası olarak gösterilen mavi-yeşil bakteriler onlardan daha once ortaya çıkmıştı ! evrimin klasikleşmiş hikayeleri arasında uzun yıllar yerini koruyan bakterilerin evrimi senaryosu önemli bir darbe almıştı. Hatta Blank’in araştırmasını yayınlayan Amerika Jeoloji Derneği yazının başlığında “Evrim Altüst Oldu” ifadesi kullanılıyordu (8).
Evrimin Sahte Fosilleri Sona Ermek Bilmiyor
21 Kasım 2002-Nature Dergisi’nde Archaeoraptor sahtekarlığıyla ilgili son araştırma yayımlandı (9). İlk başta kuşların dinozorlardan evrimleştiği masalına delil olarak sunulan daha sonra kalpazanlık ürünü olduğu anlaşılan Archaeoraptor fosilinin nasıl ‘yapıştırıldığı’ anlatılıyordu. Kasım 1999’da açıklandığında fosile büyük hevesle sarılan evrimciler, Mart 2001’de sahtekarlık ortaya çıkınca fosili tahtından indirip sahte evrim fosilleri müzesine kaldırmak zorunda kaldılar.
Evrimcilerin tutkallı fosili Archeoraptor’dan Los Angeles Times Gazetesi’nde şöyle bahsedildi: “Dinozorlar ve kuşlar arasında önemli bir bağlantı olarak kabul gören fosil gerçekten de dinozor ve kuş fosillerine sahipti. Ama aralarındaki tek bağlantı tutkaldı” (10).
İlginç bir şekilde ünlü Piltdown kafatasının sahteliği de 49 yıl önce bugün ortaya çıkarılmıştı. British Museum’da evrimin ıspatı olarak sergilendiği tam 40 senelik dönemde milyonlarca kişiyi evrime inandıran fosil aslında bir insan kafatasına bir orangutan çenesi monte edilerek üretilmiş değersiz bir kemik parçasıydı.
(2) Eurekalert.com: “Oldest Human Ancestor is (Again) Called into Question”, 27 Ağustos 2002
(3) Pat Shipman, “Doubting Dmanisi”, Kasım-Aralık 2000, sf.491, The American Scientist
(4) MSNBC.com: “Fossil Discovery Upsets Theories on Human Origins” , 4 Temmuz 2002
(5) Henry Gee, “Face of Yesterday”, 11 Temmuz 2002 http://www.guardian.co.uk/science/story/
0,3605,752778,00.html
(6) NewScotsman.com: “Chimps on Two Legs Run Through Darwin’s Theory”, 13 Eylül 2002
http://news.scotsman.com/index.cfm?id=1016102002
(7) Newscientist.com: “Human-chimp DNA difference trebled”, 23 Eylül 2002: http://www.newscientist.com/news/news.jsp?id=ns99992833
(8)Eurekalert.com: “Evolution upset: Oxygen-making microbes came last, not first”, 24 Ekim 2002 http://www.eurekalert.org/pub_releases/2002-10/gsoa-euo102502.php
(9) Nature 420, 285 (21 Nov 2002): “Archaeoraptor's better half”
(10) LosAngelesTimes.com: “The Glue That Broke Flying Dinosaur's Back”, 2 Aralık 2002:
http://www.latimes.com/news/science/la-sci-fossil2dec02,0,2642182.story?coll=la%2Dnews%2Dscience
Bu eser 4.155 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.