<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>

<rss version="2.0">
<channel>
<title>HarunYahya.net RSS</title>
<description>HarunYahya.net İçeriği</description>
<link>http://www.harunyahya.net</link>
<language>tr</language>
<category>harunyahya</category>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-09-02</pubDate>
<title>İslam Sevgi, Bilim Ve Akılla Yayılır</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR:</b> Darwinistler Lenin`in, Stalin`in fikirlerini, Hitler`in hatta Mussolini`nin fikirlerini halen uygulamaya devam ediyorlar. Stalin de, Lenin de, Mussolini de, Hitler de Darwinistlerdi ve düşüncelerini, felsefelerini Darwinizm`den aldıklarını açıkça beyan ediyorlardı. Ve sürekli çelişki olduğunu kainatta, ancak çatışmalarla insanların gelişebileceğini, savaşların dünyada şart olduğunu, anarşi ve terörün şart olduğunu savunuyorlardı kitaplarında ve eserlerinde.<br><br>Bunu cahil Müslümanlara da aynı şekilde enjekte ettiler. Onlara da çatışmanın, anarşinin ve terörün şart olduğunu öğrettiler. Onları Amerika`da, İngiltere`de, Avrupa ülkelerinde eğittiler ve terörist, anarşist ruh verdiler. Halbuki İslam sevgi, kardeşlik, barış, akıl ve bilimle yayılır. İşte bunu yapacak olan Mehdi (as)`dir ve Hz. İsa Mesih`tir. İsa Mesih`le birlikte inşaAllah Hz. Mehdi (as)`nin zuhuru çok yakın. 15-20 yıla kadar da Hz. Mesih (as)inecek inşaAllah. Hz. Mesih (as)`i göreceğiz.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18260</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-09-02</pubDate>
<title>İslam Ahlakının Yaşanmasıyla Mükemmel Bir Medeniyet Meydana Gelir</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR:</b> Evet. Hıristiyan aleminin papası var, ama Türk İslam aleminin bir lideri yok. Türk İslam aleminin mutlaka başına bir lider geçmesi gerekiyor ve bir birlik olmaları gerekiyor. Bu birlik oluştuğunda, Türk İslam aleminin birleşmesi durumunda, bu ahlak hemen, ama derhal yerine gelecektir ve etrafa yayılacaktır. Bunu kabul etmeyecek de hiçbir insan kalmayacaktır. Din cahillerin elinde kalırsa, aklı zayıf insanların elinde kalırsa, kitap okumayan, dünyayı tanımayan insanların elinde kalırsa, terör de olabilir, kargaşa da olabilir, cinayetler de olabilir, fakirlik de olabilir, sanata bilime karşı olma da olabilir, herşey olabilir.<br><br>Ama İslam birlik halinde yaşanan bir dindir. Türk İslam Birliği oluştuğunda, manevi liderlik olduğunda, o manevi liderlik bu aksaklıkları hemen giderir. Bunun yerini sevgi, şefkat, merhamet, dostluk, kardeşlik, arkadaşlık alır. Temizlik, estetik, sanat, bilim alır ve çok mükemmel bir medeniyet meydana gelir. Çok, çok mükemmel bir medeniyet meydana gelir. Bunun için ben Türk İslam Birliği`nin biran önce oluşmasını istiyorum.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18240</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-09-01</pubDate>
<title>İslam'da Yalnızca Savunma Savaşı Vardır</title>
<description><![CDATA[<b>Adnan Oktar:</b> İslam`da şiddetin olduğunu vurguluyor. Halbuki İslam`da savunma savaşları vardır. Yani atak savaşı yoktur, durduk yere bir fetih savaşı yoktur. Yani hadi gidelim şu düşman ülkesini alalım, şurayı alalım, böyle bir şey yoktur. Adam saldırır, can güvenliği olarak kendini korursun, korumuştur. Peygamber Efendimiz (sav)`in zamanında yapılan savaşların tamamı savunma savaşıdır. Hendek adı üstünde, hendek kazıyorlar. Adamlar saldırmasın diye kazıyorlar.<br><br>Bir insan kendisine hendek kazar mı çevresine? Amaç orada kendini korumak. O zamanki insanlar, Peygamberimiz (sav)`in karşısındaki insanlar, cahil insanlar ve psikopat ve gözünü kan bürümüş, eli kanlı katiller bunlar. Ve o zaman polis yok, hakim yok, savcı yok, adliye yok, bir şey yok. Adamların astığı astık, kestiği kestik. Ne yapsın Peygamber (sav)? Nur gibi Müslüman genç kızlar var, çocuklar var, anneler var, bacılar var. Adamlar geliyor, ``biz öldüreceğiz`` diyorlar. Efendim ``ırzına, haysiyetine, kişiliğine yönelik saldırıda bulunacağız`` diyorlar ve nitekim de gelip vuruyor, öldürüyor. Ne yapsın? Savunacak tabii ki kendisini. Farzdır bu. ``Niye kendini savundu?`` diyor. Yani bu soru mu, şu.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18224</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-31</pubDate>
<title>İnsanların Birbirlerine Sevgiyle, Neşeyle Bakmaları Gerekir</title>
<description><![CDATA[<b>Adnan Oktar:</b> Ben sokakta insanlara bakıyorum, birbirlerinin yüzlerine dahi bakmıyorlar gezerken, giderken. Herkes birbirinden korkuyor, muazzam bir sevgisizlik var. Halbuki insan yolda giderken birini gördüğünde selamlaşır, hal hatır sorar, güleryüz gösterir, değil mi? Sevgiyle bakar, böyle birşey yok. Bu gidişat nedir böyle? Millet birbirini sevsin, Milletimiz birbirini sevsin. Bu dehşet ortamı, bu sıkıntı ortamı kalksın artık...]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18221</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-30</pubDate>
<title>İnsanlar Ancak Allah Aşkı ile Huzur Bulabilir</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR:</b> Ancak Allah aşkıyla insan huzur bulabilir, tevekküllü ve rahat olabilir. Yani para arttıkça şahısların birçoğunda huzursuzluk ve acı da artar. Mesela bunu dışarıda da görürüz, dış âlemde de görüyoruz birçok vakalar vardır, tek tek öyle örnekler vermek istemiyorum ama insanlar bunu etraflarında çokça görürler.<br> <br><b>ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 ŞUBAT 2009)<br><br>ADNAN OKTAR:</b> Şimdi insan da, insanın kalbinde Allah aşkı olmayınca Allah aşkıyla etrafa bakamıyor, Allah aşkıyla etrafa bakamayınca tutkuyu ve sevgiyi kaybediyor. İçindeki o muazzam gücü kaybediyor. Tutku ve aşkı insan kaybettiğinde sevgiyi kaybettiğinde içinde muazzam bir boşluk meydana gelir, artık onun yerine sıkıntılar azaplar korkular telaşlar gerginlikler şüpheler kuşkular bunlar alır. Bu acıdan kurtulmak için de bu insanlar ya uyuşturucu hap kullanıyorlar, ya kokain esrar çeşitli aklı örten akla zarar veren insan bedenine ruhuna zarar veren tehlikeli maddeler kullanmaya başlıyorlar ve sonunda tabii çok kötü oluyor.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18206</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-29</pubDate>
<title>İnsanin Nefsini Terbiye Etmesi Zor Değildir</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR:</b> Aslında nefsi ezmek, hiza etmek son derece kolaydır. Ölümü bilen bir adam, dünyanın sonu olduğunu bilen bir adam, aczin ne olduğunu bilen bir insanın nefsinin kölesi olması çok akılsızca bir hareket. Nefis bizi zaten ehemmiyetli, hakikaten etkileyecek bir şeylere çekmiyor ki. Dünyada ne var yani bizi çekeceği? Ne yapabilir? Gayri meşru şeyle yani mesela içkiye çekebilir, içkide bir zevk yok ki, bir güzellik yok ki. Zinaya çekebilir, zinada insan tiksinir zaten, iğrenti gelir, ondan da bir zevk alamaz. Ne bileyim, öfkeye çeker, başımızı belaya sokar öfke ve hasta yapar bizi, rahatsız eder. Ondan da bir zevk alamayız. Yani çektiği şeyler nefsin, zaten kötü şeyler, çok rahatsız edici şeyler. Nefsi ezmek sanki güçmüş gibi görünüyor ama nefsi ezmek bilakis insan için nimettir, kolaylıktır.<br><br>İnsanı rahata sevk eder nefsi ezmek. Beladan kurtulmuş oluyorsun, sıkıntıdan, rahatsızlıktan kurtulmuş oluyorsun, nefisten kurtulursan. ``Ben nefsime uyuyorum`` demek, ``şuurum kapalı`` anlamına gelir. Çok garip bir durum, bir makullüğü yoktur. Adam nefsine uymuş diyorsak kendi zararına bir hareket demektir bu. Kendine zarar verir, yani kafasını duvara vurmak gibi, kendini yaralamak gibi, kendine acı çektirmektir. Nefsi kontrol altına alan adam zaten asıl nefsine uygun o zaman yaşamış olur. Mesela helaliyle, gayri meşru ilişkiye girmez de helaliyle yaklaşırsa, bu onun için bir nimet olur, çok güzellik olur. Yalan söylemezse içi açılır, vicdanı açılır.<br><br>Affederse kafası dinç olur, sıkıntısı gider. Uyuşturucu kullanmazsa, alkol kullanmazsa sıhhatli, sağlıklı olur, daha zinde olur. Bu nefsinin lehine olan bir şey. Aksi nefsin aleyhinedir. Mesela kumar oynar, çok asap bozucudur kumar yani müthiş kızdırıcıdır. Çoğu sinir hastası olur kumar oynayanların ve hep kayıp meydana gelir, yıkıcıdır etkisi. Yapmayan rahat eder, daha güzel hayat yaşar, bereketli olur hayatı.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18204</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-28</pubDate>
<title>Numan Kurtulmuş'un Milli Görüş'e, Erbakan Hocamız'a Sahip Çıkan Açık Bir İfade Kullanması Hayra Alamet Güzel Bir Gelişme</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18218" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar'ın 28 Ağustos 2010 Tarihli Kocaeli TV Röportajından</b></a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18222</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-28</pubDate>
<title>Her Türlü Güzellik Samimi Allah Korkusuyla Oluşur</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR:</b> Allah`tan korkmak demek, deli aşığın korkusu yani Allah`ı gücendirmekten çekinmek, Allah`ın rızasından mahrum kalmaktan korkmak. Aşık sevdiğini gücendirmekten çekinir, onun sevgisinin yok olmasından çekinir, budur Allah korkusu. Yoksa başka bir anlamı yoktur. Mesela cehenneme gider, ateşte yanar, tamam ama asıl onu rahatsız eden Allah aşkını ifade edememesidir Allah`a.<br><br>Yani aşığın ihtiyacını Allah aşığa böyle bildiriyor. Allah`tan korkarsa insan Allah`ın emirlerine çok titiz oluyor, O`nu çok seviyor, saygılı oluyor. Mesela egoist olmuyor, bencil olmuyor, şefkatli oluyor, koruyucu oluyor, nefsine düşkün olmuyor, çıkarlarının peşinde olmaz, affedici olur, Allah`tan korkup affedici oluyor. Mesela af, sevgiyi devam ettiren bir güçtür. Mesela merhamet, sevgiyi devam ettiren bir güçtür. Mesela koruyup kollarsın, yemesine içmesine dikkat edersin, sporuna dikkat edersin sevdiğinin Allah rızası için. Bu işte o Allah aşkının bir tecellisi olur.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18185</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-27</pubDate>
<title>Günümüzde Gençler Kuran Ahlakını Yaşamadıkları İçin Gizlice Mutlu Değiller. Mehdiyet Döneminde Herkes Çok Mutlu Olacak.</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR:</b> Şimdi Mehdi (a.s.) çıktığında tabii, eskiden beri bilinen odur. Ortalık böyle garip bir ruh haline girecek. Kimse evinden çıkamayacak. Mehdi (a.s.)`nin kesme işlemlerinden dolayı o operasyonun bitmesini bekleyecek millet. Dolayısıyla çıktıklarında insan denizleriyle karşılaşacaklar gibi böyle ucu bucağı olmayan böyle çok garip bir anlatım var. Günümüzde gençler, genç kızlar, delikanlılar gizlice mutlu değiller, gizlice. Mutluluk taklidi yapan çok fazla insan var ama mutlu değiller. Çünkü bir kere Kuran`daki sabrın uygulanması gerekiyor. Yani çok disiplinli uygulanması gerekiyor. İnsan zayıf bir varlık.<br><br>Bir anda küser, darılır, üzülür, korkar, tedirgin olur, vesveselenir, şüphelenir. Yani ucu bucağı yok, her şey olabilir. Bu ancak sabırla, akılla ortadan kaldırılabilen bir durum. Mesela haline şükretmesi lazım, şükredemiyor. Mesela bilgisayar alıyor, arkadaşınınki daha gelişmiş oluyor, anormal ciğerine oturuyor adeta, çok ızdırap çekiyor. Her bilgisayarı görüşünde mutlu olamıyor veyahut blue jeani arkadaşından daha alt oluyor, pazardan alınmış bir blue jean oluyor, onunki daha klas oluyor, canını yakması için mutsuzluk için yeterli oluyor.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18178</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-26</pubDate>
<title>Güçlü İman İçin de İman Hakikatleri Çok Önemlidir.</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR: </b> Harun Yahya eserleri öncelikle iman hakikatlerini hedef alan, iman hakikatlerinin önemine dikkat çeken eserlerdir. Çünkü insanlara bir teklif getirmeden önce onların imanını güçlendirilmesi çok önemlidir. Çok güçlü bir imana sahip olmaları önemlidir. Güçlü iman için de iman hakikatleri çok önemlidir. Yani yaratılıştaki Allah'ın harikaları. Allah, "Düşünmezler mi, akletmezler mi" der Kuran'da sık sık –şeytandan Allah'a sığınırım-.<br><br>Bu konu mübarek, büyük alim, üstad Bediüzzaman Said-i Nursi Hazretleri tarafından çok ehemmiyetle dile getirilmiş bir konudur. Çok çok önemli bir konudur. Yani mesela Türk milleti imanlı bir millettir. Bu imanlı olmanın güzel etkilerini her yerde görüyoruz, ama bu onların iman hakikatlerine ağırlık vermeleri, Allah'ın sanatını her yerde görmeleri ve çile ehli olmalarındandır. Bizim milletimiz çile ehlidir.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18152</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-25</pubDate>
<title>Dünyanın En Güzel Yönü Allah'ı Sevmektir</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR:</b> Bu kovalamaca içerisinde yine de dünyaya çok meraklı oluyor birçok insan. Sanki dünyadan çok acayip bir şey kazanacaklarmış gibi. Dünyada bir şey yok. Dünyanın en güzel yönü Allah`ı sevmektir, Allah aşkıdır, tutkuyla Allah`a bağlanmaktır, Allah`ın hükümlerini, Kuran`ın hükümlerini çok sevmektir. Allah`ın hükümlerini yapmak çok lezzetlidir yerine getirmek. Dinden taviz vermemek mesela çok zevklidir. Kuran`dan asla taviz vermemek çok zevkli bir olaydır. Kuran`a sıkı sıkıya sarılmak çok zevklidir. Ayrı bir derinliği vardır, ayrı bir özel zevki vardır, Müslümanların bildiği özel bir zevktir. Allah`ı aşk ile tutkuyla sevmek zaten muazzam bir nimettir ve aşkla tutkuyla Allah sevildiğinde  insanları da o zaman biz aşkla tutkuyla, Allah rızası için severiz.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18103</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-24</pubDate>
<title>Dünyada Çok Yakında Allah İnancı ve Allah Sevgisi Hakim Olacak</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR`IN GOLOS GAZETESİ (KIRIM) RÖPORTAJI <br>(2 Kasım 2008)<br><br>ADNAN OKTAR:</b> Burada imtihan oluyoruz biz, güzel bir imtihandan geçiyoruz ama şefkat ve sevgiyi, barışı ve kardeşliği esas alırsak Allah dünyayı bize cennete çevirecek inşaAllah, daha önce cehenneme çevirmişti Allah, ırkçılığı esas aldıkları için, ateizmi, materyalizmi, Darwinizm`i esas aldıkları için.<br><br>1.Dünya Harbi`ni, 2.nci Dünya Harbi`ni insanlar gördüler ve muazzam bir şiddet ve acı gördüler. Demek ki materyalizm, Darwinizm, ateizm insanlara bunu getiriyor. Şimdi Darwinizm yıkıldı, ateizm yıkıldı, yaratılış inancı hakim oldu, Allah inancı ve Allah sevgisi hakim oluyor, bakın dünyaya dikkat edin gittikçe cennete dönmeye başladı dünya. Bereket arttı, bolluk arttı ama bir yerde bir yanlışlık yapılırsa Allah hemen oranın gücünü kırıyor, dikkat ederseniz. Kim vicdanında bir bozukluk meydana getirirse, kim insanlara acı çektirirse Allah oranın gücünü kırıyor. Kim huzur ve sevgiyi vaat ederse ve bunu yaşarsa Allah oraya bereket ve bolluk veriyor. Ama gelecek çok çok güzel Elhamdülillah. Çok iyi günler göreceğiz inşaAllah.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18100</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-23</pubDate>
<title>İslam Ortak Pazarı İçin İlk Adım Atıldı</title>
<description><![CDATA[<b>Azerbaycan APA Haber Ajansı, 16 Ağustos 2008    <br><br>Adnan Oktar:</b> Avrupa birliği oluyor da, Akdeniz birliği oluyor da, hiç alakasız ülkeler bir araya geliyor da, aynı soydan, aynı dinden, aynı gelenekten, aynı görenekten ve her şeyi aynı olan insanlar nasıl bir araya gelemiyor? Bir kere din kardeşiyiz, soy kardeşiyiz. Hiç beklenecek bir şey yok, hemen birleşmemiz gerekir. Bu bölgeye büyük bir zenginlik, bereket, huzur ve kalite getirecektir. Bir kere hiç görülmemiş bir medeniyet meydana gelecektir. Yani tarihte görülmemiş bir medeniyet. Yani Türk tarihinde görülmemiş bir medeniyet oluşacak inşaAllah. <br><br><b>Büyükhaber, 12 Aralık 2008<br><br>Adnan Oktar:</b> Ekonomik krizin çözümü yine Türk İslam birliğidir. Türk İslam Birliği olsa yani ekonomik kriz saat hesabı ile biter. Yani onun vereceği psikolojik neşe piyasaları böyle çıldırtır adeta. Yani müthiş bir zenginlik ve bereket meydana gelir. Sadece sınırlar açılacak o kadar. Vize kalkacak o kadar. Gümrük kalkacak bu kadar.<br><br>İSEDAK toplantısının ardından yapılan açıklamada Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ``Küresel sorunlarla mücadelede ortak hareket etmek zorunlu hale gelmiştir`` dedi. Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad ise açıklamasında ``Aramızdaki ekonomik ilişkiler gelirşirse, uluslararası rekabette daha çok güç kazanırız`` dedi. Açıklamasında ayrıca ``Yatırımları artırmak için ortak vize çıkmasını istediklerini`` belirtti Afganistan Cumhurbaşkanı Hamit Karzai, ``Büyük ekonomik güç kazanırız, ortaklık kurmak zorundayız`` dedi. İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ise yaptığı açıklamada, ``Birleşerek ekonomimizin gelişmesinde çok başarılar kaydedebiliriz`` dedi.<br><br><a href="http://adnanoktarnedemistineoldu.blogspot.com/2010/01/islam-ortak-pazari-icin-ilk-adim-atildi.html" class="SidesTableText">adnanoktarnedemistineoldu.blogspot.com</a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18088</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-23</pubDate>
<title>Darwinizm Kan Dökücü Bir İdeolojidir</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR: </b>Dünyada kan akıtan, dünyada şiddet uygulayan bütün ideolojik sistemler; komünizim, faşizm, satanizm, vahşi kapitalizm gibi düşünceler hepsi Darwinizm`den kaynaklanmıştır ve kökeninde Darwinizm vardır. Dünyadaki akan kanların arkasında da, bütün terör eylemlerinin arkasında da terörist düşüncenin arkasında da yine Darwinizm vardır. Ben bunu kitabımda çok detaylı olarak anlattım. Lenin kitaplarında terörü nasıl desteklediğini ve terörün nasıl olması gerektiğini çok detaylı anlatmıştır. Mao anlatmıştır.<br><br>Hitler eserlerinde, Mussolini açıklamalarında Darwinizm`den nasıl etkilendiği ve temel dünya görüşünü Darwinizm`in meydana getirdiğini de anlatmışlardır. Marx bütün temel görüşlerini, temel düşüncelerini Darwinizm`den almıştır. Dolayısıyla dünyayı kana boyayan her türlü terör eylemlerinin arkasında Darwinizm vardır. Ve insanlık için gelmiş geçmiş tarih içerisindeki en büyük fitnedir ve en büyük kan dökücü sistemdir Darwinizm. Toplam komünist rejimler ve örgütler tarafından öldüren insan sayısı, yani Darwinist sistemin işlemesi sonucunda meydana gelen cinayetlerde 120 milyon insan öldürülmüştür. 120 milyon insan! Bu büyük bir katliamdır ve büyük bir zulümdür.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18087</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-22</pubDate>
<title>İş Adamları Türk-İslam Birliği'ni İstiyor</title>
<description><![CDATA[<b>Bosna TV Röportajından, 3 Haziran 2008<br><br>Adnan Oktar:</b> Bakın bu işte çok açık Avrupa Birliği Hırıstiyanlık bazında şu an birleşmiş durumda Bugün bir Hıristiyan birliğini oluşturdular. Demek ki bu oluyormuş. Hıristiyan birliği oluyorsa Müslüman birliği de olur. En olmayacak gibi görünen şey Hıristiyan birliğiydi bu çok rahat oldu. Akdeniz birliği bile olabilecek gibi gördüklerine göre İslam Birliği bunlardan çok çok daha mantıklı ve çok daha kolay.<br><br><b>Kuşadası TV, 14 Temmuz 2008<br><br>Adnan Oktar:</b> Şimdi Konya, İzmir, Adana Allah esirgesin bizden ayrı olsaydı, bizde deseydik ki "Ya biz kardeşiz, nasıl oluyor bu iş? Biz birleşiriz." Bir de dese ki, "Ya bu ütopik, olur mu öyle şey, ne alakası, bunlar ayrı ayrı" dese, bunun bir mantığı var mı, yok. Aynı şekilde Türk devletlerinden de bizim ayrı olmamızın hiçbir mantığı yok. Yani aynı dindeniz, aynı dili konuşuyoruz, aynı ırktan geliyoruz. Her şeyimiz aynı. Kültürümüz, ananemiz, örfümüz, yani ayrı olması için hiçbir sebep yok. Onun için bu ülkelerin arasında, Türk devletlerinin ve İslam ülkelerinin arasında bir kere pasaport olayının kalkması gerekir, vize olayının da kalkması gerekir. İstediği gibi gidip gelsin insanlar. <b>TİCARET ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN, BAĞLANTILAR ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN. AVRUPA BİRLİĞİ`NDE OLUYOR DA BU TÜRK İSLAM BİRLİĞİ`NDE NİYE OLAMIYORMUŞ? </b>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18066</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-22</pubDate>
<title>Darwinizm İnsanların Ruhundan Gerçek Sevgiyi Almıştır</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR:</b> Evrim teorisine karşı olmamızın nedeni komünizmin, faşizmin ve I. Dünya Harbi`nin, II. Dünya Harbi`nin kökeninde bu teorinin olduğunu görüyoruz. Ve 350 milyon insanın kanının akmasına, 1 milyara yakın insanın sakat kalmasına, milyonlarca çocuğun öksüz yetim kalmasına ve en vahimi insanların kalbinden sevginin, şefkatin sökülüp alınmasına sebep olmuştur. Bunun açık ispatı vardır. Dışarı çıktığınızda kimse kimsenin yüzüne bakamıyor. Dünyanın neresine giderseniz gidin herkesin yüzü yerde ve kimsenin yüzünde sevgi ifadesi, mutluluk ve neşe ifadesi bulamıyorsunuz. Halbuki insanların gözünde tutku olması lazım, sevgi olması lazım.<br><br>Allah aşkı olması lazım. Bu coşku insanların kalbinden alındı. Ve dolayısıyla çok büyük bir tahribat meydana geldi. İnsanların kimi intihar ediyor, kimi kavgaya gidiyor. Mesela bakın benim canım kardeşlerim bile "Niye böyle bir tartışma ortamına giriyoruz?" yahut "Niye sağcı ile solcu konuşabiliyor?" gibi bir mantığa giriyorlar. İşte bu, Darwinizm'in bize getirdiği felakettir. Halbuki her düşünceden herkes birbiri ile görüşür konuşur, yine kardeştir. Allah onları öyle yaratmıştır ve düşüncelerinde de özgürdürler. O düşüncelerinden dolayı da biz onlara saygı duyarız. Meydana gelen tahribat çok önemli, yani mesela Mao diyor; "Çin komünizminin kuruluşunun kökeninde Darwin ve evrim teorisi vardır" diyor. Çok açık söylüyor. Troçki`nin izahlarında var. Lenin`in izahlarında var, Mussolini`nin izahında var. Hitler`in izahlarında var. <br><br>Hepsi Darwin`e dayandırıyorlar. Yani dünyada muazzam bir tahribat meydana getirmiştir ve ateizmin dünyada yayılmasına sebep olmuştur. Bu yönüyle Darwinizm'e tabi ki bir Müslüman olarak fikren karşıyım.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18060</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-21</pubDate>
<title>Türkiye Çok Değişecek</title>
<description><![CDATA[<b>Çay TV, 23 Temmuz 2008<br><br>Adnan Oktar:</b> Herkes samimi olarak inansın gerçekten TÜRKİYE İYİYE GİDİYOR VE GERÇEKTEN SÜPER DEVLET OLACAĞIZ. Türkiye hiç tarihte olmadığı derecede büyük bir devlet olacak. Türk İslam Aleminin lideri olacak inşaAllah. Bu tarihi misyonun başlangıç aşamalarındayız. Ve bütün dünyayı, anarşiden, terörden sıkıntıdan azaptan, her türlü acıdan kurtaracak bir milletir Türk milleti. Gerçekten çok asil efendi, böyle çileyle, acıyla yoğrulmuş bir millettir ve dünyayı yönetmeye dünyaya faydalı olmaya yönelik bir ruhu vardır. Allah o görevi bu millete vermiş görünüyor inşaAllah. Çok yakın zamanda bunu göreceğiz inşaAllah.<br><br><a href="http://adnanoktarnedemistineoldu.blogspot.com/search?updated-max=2010-02-15T02%3A57%3A00-08%3A00&max-results=7" class="SidesTableText">adnanoktarnedemistineoldu.blogspot.com</a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18037</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-20</pubDate>
<title>Her An Gerçekleşmesi Mümkün Olan Ölüm, Hastalıklar, Türlü Acizlik Ve Zorluklara Rağmen İnsanlar Sahte Pırıltılı Dünyaya Aldanıyorlar.</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17637" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar`ın 27 Temmuz 2010 Tarihli Gaziantep Olay TV ve Çay TV Röportajından</b></a><br><br><b>ADNAN OKTAR:</b> ``<b>Allah, sizi yerden bir bitki (gibi) bitirdi.</b>`` Sebze, meyve oluşuyor, bitkiler oluşuyor, otlar oluşuyor. Hayvanlar onları yiyor, hayvanlar et yapıyor, insanlar da onları yiyor. İnsanda sperm hücresi oluyor, annede yumurta oluyor. Nihayetinde topraktaki malzemeler sürekli insana geçiyor ve sürekli insan oluşuyor. Bu Fashion Tv`ye bakıyorum ben ara ara, geçenlerde de anlattım ya. Mesela birbirinden güzel genç kızlar var çok çok güzeller, bakımlı. Bir noktadan geliyorlar, karanlık bir noktadan veyahut dönemeçten aniden çıkıyorlar. Topraktan çıkıyor, geliyor geliyor yaşıyor, ömrünü bitiriyor; geri geri yaşlanarak gidiyor, toprağın içinde kaybolup gidiyor. İşte hayat bu sistem üzerine kurulu. Ama bakıyorum, çocuklar falan da vardı bugün, yüzlerinde bir boşluk, bomboş. Yani niye yaşadığından haberi yok. Mesela kokoş hanımlar falan var, onları da görüyorum. Kokino takımı. Hayatı kaymış. O, nedir o, suratını donduruyor ya bir şeyle, zehirli?]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18039</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-20</pubDate>
<title>Vize Kalkıyor, Ticari Hedef 100 Milyar Dolar</title>
<description><![CDATA[<b>Ekin TV, 29 Ocak 2009<br><br>Adnan Oktar:</b> Bunun tek çözümü var. Maddi ve manevi tek çözümü var: Türk İslam Birliği`dir. Türkiye`nin liderliğinde, Türk devletlerinin desteğinde, evet ve bütün İslam ülkelerinin de içine katılacağı dev ve kocaman bir İslam Birliği. Dünyanın en dürüst, en efendi, en güvenilir, en efendi, süper yapılanması olacaktır bu... Yani aynı soydanız, aynı dindeniz, aynı ırktanız, yani her şeyimiz bir, bir sürü kapı var, açılsın o kapılar. Azerbaycan`ın kapıları açılsın, Gürcistan`ın kapıları açılsın, İran`ın kapısı açılsın, Irak`ın Suriye`nin kapıları açılsın, Türkistan`ın kapıları açılsın. Rahat rahat gidip ticaret yapalım, sohbet edelim, konuşalım. Onlar bizim canımız ciğerimiz parçamız, kardeşlerimiz. Yani kapıya gittiğimizde biz niye pasaport gösterelim, normal arabayla basıp geçelim.<br>MPL TV Satranç Tahtası Programı, 19 Aralık 2008<br>Adnan Oktar: Bütün bu bölgenin ağabeysiyiz biz, dostuyuz. Hepsi bizim komşumuz, binlerce sene, yüzlerce sene iç içe yaşamışız biz, tamamen suni bir ayrılık var.<b> SINIRLAR AÇILSIN, VİZELER KALKSIN, GÜRÜL GÜRÜL TİCARET YAPALIM, BAĞRIMIZA BASALIM ONLARI, BİR SEVİNÇ OLSUN, BAYRAM OLSUN, BEREKET, BOLLUK BÖYLE HER YERİ BİR SARSIN.</b> Dünya da görsün bu kalleşliğin, egoistliğin, bencilliğin çirkinliğini görsünler, bize özensinler.<br><br><a href="http://adnanoktarnedemistineoldu.blogspot.com/search?updated-max=2010-02-03T13%3A58%3A00-08%3A00&max-results=7" class="SidesTableText">adnanoktarnedemistineoldu.blogspot.com</a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18001</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-20</pubDate>
<title>Cehenneme Allah Aşkı ile Bakış</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR`IN KANAL 35 CANLI RÖPORTAJI (14 Şubat 2009)<br><br>ADNAN OKTAR:</b> İnsanların cehenneme bakışı, aşkla bakmıyorlar. Allah aşkıyla baksalar cehennemi de severler. Cehennem, aşkın kaynağıdır aslında. Çünkü zalimlere bir tehdittir, ahlaksızlığı ortadan kaldıran büyük bir silahtır cehennem. Ve mutluluğun kaynağıdır cehennem. Allah onu vesile eder. Mesela Hz. Adem`in zamanında cehennemi Allah onlara göstertmedi, olayları gördünüz. Şeytanın züppeliğini, küstahlığını gördünüz ve Hz. Adem'i de kandırdı biliyorsunuz. Havva'yı da kandırdı ve tamamen Allah'ın emirlerine zıt bir tavır içerisinde oldular. Fakat cehennem şu an varlığı var, bütün insanlara, bütün Müslümanlara mükemmel bir terbiye veriyor cehennem. Biz cennette de göreceğiz cehennemi ve o bizde çok olumlu etki yapacak. Bizim aşkımızı, tutkumuzu körükleyen bir şey olacak cehennem. Yani aşığın ihtiyacıdır cehennem. Çok önemlidir.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18002</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-19</pubDate>
<title>Filistin'e Türk Köyü Kuruluyor</title>
<description><![CDATA[<b>Adnan Oktar:</b> Mesela, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan`ın Türkiye`ye son zamanlardaki yaklaşımı çok net, çok sarih. İsrail diyor ki, siz diyor 10 asker 1 tane çavuşla bölgeyi yönetiyordunuz biz bu kadar askerle burayı yönetemiyoruz diyorlar. Ve Osmanlı döneminin özlemi içerisindeler. Suriye alenen Türkiye ile birleşmeyi istiyor, alenen. Yani, bugün resmi teklif yapılsın bir haftanın içinde karar verir Suriye adeta öyle bir konumdalar. Irak zaten kan gölü gibi biliyorsunuz. Yani Türkiye`nin ağabeylik yapması durumunda, Irak anında süt liman olur ve konu tamamen kökünden hallolur. Bunu hepsi görüyor. Filistin'den gelen heyetler hep bunu teklif ediyorlar ve hep bunu talep ediyorlar. <b>TÜRKİYE`NİN AĞABEYLİĞİ ÇOK HAYATİ HALE GELDİ ARTIK BU BÖLGEDE</b>. Çünkü Amerika bu işi yapamıyor, Avrupa da yapamıyor, Rusya da yapamıyor, bir boşluk var. Bu boşluğu ancak Türkiye doldurabilecek konumda. Buda zaten insani, ahlaki ve imani bir görev. Türkiye de bu göreve zaten talip. Osmanlı'dan gelen bir mirasın devamı olarak bunu yapacak bunu herkes görecek inşaAllah.<br><br><a href="http://adnanoktarnedemistineoldu.blogspot.com/search?updated-max=2010-02-15T02%3A57%3A00-08%3A00&max-results=7" class="SidesTableText">adnanoktarnedemistineoldu.blogspot.com</a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18000</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-19</pubDate>
<title>Cehennem Arazisine Herkes Girecektir. Cennette Bambaşka Bir Yaratılış Vardır.</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR:</b> ``Sonra biz ona (cehenneme) girmeye kimlerin en çok uygun olduğunu daha iyi biliriz.`` Yani kimlerin Cehenneme gireceğini Biz biliriz diyor Allah. Bakın ``Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur.`` Herkes girecek Cehenneme diyor. Demin söylemiştim ya, Cehennem arazisine bir kere girilecek. ``Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.`` Yani çünkü, o zaman biz bilmemiş olacağız. Allah Cehennemden bahsediyor, sonsuza kadar bilmemiş olacağız Cehennemi. Onun için Allah içine sokmayarak arazisine sokuyor, Cehennemin. ``Sonra, takva sahiplerini kurtarırız`` Sonra onları alıyorlar, yani Müminleri, takva sahiplerini o araziden alıp Cennete götürüyor Allah, götürtüyor. ``Zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.`` Yani Cehennem arazisinde onlar diz üstü bırakılıyorlar, orada kalıyorlar. Sonra oradan Cehenneme alınıyorlar, yani ikinci aşamada. Ama insanların en şu anda gözüyle göreceği şey İslam ahlakının dünya hakimiyetidir, bunu açık görecekler.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17996</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-18</pubDate>
<title>Çok Tecrübesi Olan Bir Kişi, Daha Az Tecrübesi Olan Bir Kişiden İstifade Edebilir.</title>
<description><![CDATA[<b>SUNUCU 1:</b> Daha az tecrübeli olan biri, daha çok tecrübeli olan birine öğüt verse.<br><br><b>ADNAN OKTAR:</b> Ha az tecrübeli olan?<br><br><b>SUNUCU:</b> Az tecrübeli çok tecrübeliye.<br><br><b>ADNAN OKTAR:</b> Olur tabii niye olmasın. Çok tecrübeli olması bir insanın her şeyi çok iyi göreceği, çok iyi kavrayacağı anlamına gelmezki. Yani bu çok acayip bir şey olur tabii. Mesela adam fizik profesörü oluyor. Ama tıp doktoruna ihtiyacı vardır, herhangi bir asistan doktor, ondan çok daha iyi bilir. Ama ne bileyim mesela şöyle olabilir, şu anlamda diyor olabilir. Mesela cilt hastalıkları uzmanıdır, adam profesördür bir asistandan bilgi alabilir mi? Öyle diyelim, alır tabii onun görmediği yeni bir  bilgiye ulaşmış olabilir.<br><br><b>SUNUCU 1:</b> Farklı bilgilere sahip olabilir.<br><br><b>ADNAN OKTAR:</b> Tabii çok normal onda bir şey yok. Yani bir gurur kırıcı, mahçup edici bir şey değil bu. İnsan herkesten istifade edebilir.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17979</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-17</pubDate>
<title>Bir İnsana Yapılacak En Büyük İyilik, Onun Hidayetine Vesile Olmaktır.</title>
<description><![CDATA[<b>SUNUCU:</b>En önemli iyiliklerden mesela Hocam.<br><br><b>ADNAN OKTAR:</b>Birisine nasıl bir iyilik yapabiliriz?<br><br><b>SUNUCU:</b>Evet.<br><br><b>ADNAN OKTAR:</b> Bir insana en güzel iyilik onun hidayetine vesile olmaktır. Çünkü ona hakikaten Allah`ı sevdirirsen üzerinden milyonlarca ton yükü kaldırmış olursun. Yani insanları pestil gibi ezer imansızlık, çok acı veren, müthiş ızdırap veren, insanın ruhunu yakan, bünyesini bozan, aklını bozan, acı çektiren en büyük beladır. Yani bunun üzerine bela yoktur, imansızlık. İmanına vesile olursan da ona en büyük nimeti sunarsın. Adamın her günü bayramdır, her günü düğündür. Yani ona dünyaları versen o kadar mutlu olmaz. Çünkü imansızlara dünyayı versen de mutlu olmuyor, olmaz. Dünya onun başına bela olur. Acı çeker dünyadan ama imanlıdan sen dünyanın tamamını alsan bile çok mutlu olur. Çünkü Allah`ın varlığı sonsuz olduğunu bildiği için sonsuz büyük olan Allah`a teslim olmuş oluyor.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17964</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-16</pubDate>
<title>Vizesiz Geçişlerde Osmanlı'yı Yakaladık</title>
<description><![CDATA[<b>American Public TV, 25 Aralık 2009<br><br>Adnan Oktar:</b> Türk İslam Birliği'ni iki yıl önce söylemiştim. Ben söyledikten sonra Türk ülkeleri olan işte Kazakistan, Tacikistan, Özbekistan, Türkmenistan gibi ülkeler ve İslam ülkeleriyle vizeler kalkmaya başladı. Vize kalkması ne demektir? Bu ulusların insanlarıyla Türk insanlarının rahat görüşebilmesi, rahat ticaret yapabilmesi, rahat sosyal ilişkiler içinde olması demektir. Bir süre sonra, vizelerin kalmasından sonra da pasaportlar kalkacaktır. Pasaportlar da kalkınca ne demektir? İslam ortak pazarı gibi, Türk ortak pazarı gibi bir Türk İslam Birliği oluşacaktır. Bunun amacı sadece siyasi, çıkara dayalı bir yapı değil, sevgi, şefkat, merhamet, arkadaşlık, dostluk, kardeşlik duygularının hakim oluğu bir birliktir. Dolayısıyla hepsinin üstünde Allah sevgisi, Allah korkusu ve Allah sevgisinden kaynaklanan coşku esas olacaktır. O zaman hayat bir anlam kazanır. Yoksa sırf yemek içmekle, ticaretle insanlar mutlu olmuyor. Ekonomiler çöküyor görüyorsunuz. Ekonomik krizin ana nedeni de sevgisizliktir, egoistliktir, bencilliktir ve hepsinin üstünde Darwinizm'dir. Ama Darwinizm'in yıkılması, sevgisizliğin gittikçe ortadan kalkıyor olması, şefkatin, merhametin, sevginin dünyaya hakim olması hızla yayılıyor. Dolayısıyla Türk İslam Birliği de belirli bir çıkış içerisinde, 10-20 yıl içerisinde tamamen birleşip bitmiş olacaktır inşaAllah.<br><br><a href="http://adnanoktarnedemistineoldu.blogspot.com/search?updated-max=2010-02-03T13%3A58%3A00-08%3A00&max-results=7" class="SidesTableText">adnanoktarnedemistineoldu.blogspot.com</a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17953</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-16</pubDate>
<title>Azerbaycan ile İki Devlet Tek Millet</title>
<description><![CDATA[<b>AZERBAYCAN YENİ MUSAVAT GAZETESİ RÖPORTAJI</b><br>(11 Şubat 2009)<br> <br><b>ADNAN OKTAR:</b> Bir kere Türkiye ile Azerbaycan`ın birleşmemesi şu ana kadar çok anormal bir şey; çoktan birleşmesi gerekiyordu yani en müsait, en kolay, en gerekli, en uyumlu yapı eskiden beri mevcut. Bu konuda tereddüt etmek ayıptır. Olur mu acaba demek, bu da ayıptır. Bu konuda gecikmek, bu da ayıptır. Yani yanlış bir şey, çok acele etmek lazım, Azerbaycan`la Türkiye`nin birleşmesi bir kere bir manevi ferahlık meydana getirir. Yani kafamız açılır şöyle bir, ruhumuz açılır, bir heyecan duyarız.<br><br>Türk-İslam Birliği`nin bir adı konmuş olur. Onun için bu kolay olan şeyin oluşması için herkes hükümete dilekçe yazsın. Biz de Türkiye`de hükümete dilekçe yazalım. Yapılacak şey çok kolay; vize, pasaport bunu istemiyoruz. Bu iki ülke arasında istemiyoruz. Sınır kapısını, demir kapısı var ya sonuna kadar böyle açacaksınız o kadar, buyurun geç diyeceksiniz. Hava yoluyla da öyle Kıbrıs`a gider gibi, Adana`ya, Erzurum`a gider gibi o kadar. Bunun bekletilmesinin hiçbir açıklaması yok, dilekçe yağdıralım hükümete, herkes dilekçe yazsın. Bir kağıt, iki satır yazı, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sınır açılsın, pasaport ve vize sorumluluğu kalksın, istirham ediyoruz. Adı, soyadı, tarih, imza, gönderilecek o kadar.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17948</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-15</pubDate>
<title>Atatürk Türk Milleti İçin Komünizmin Çok Büyük Bir Tehlike Olduğunu Belirtmiştir</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR:</b> Bizim yakışıklı Atatürkümüz, güzel Atatürkümüz'ün güzel özelliklerinden birisi Türk Birliği'ni savunmasıdır. İkincisi de İslam Birliği'ni savunmasıdır. Türk ve İslam ülkelerinin birleşmesini ister, yani Türk İslam Birliği'ni isteyen bir Osmanlı yiğididir. Bir Türk aslanıdır Atatürk. Materyalist, ateist sisteme karşı kesin tavrını koymuştur. Komünizme karşı kesin tavrını koymuştur. Türk Milleti için komünizmin çok büyük bir tehlike olduğunu belirtmiştir. Bununla ilgili çok veciz güzel sözleri vardır. Masonluğa karşı yiğitçe ve aslanca tavrını koymuş, masonluğu kapatmış, faaliyetlerini durdurmuştur. Malum biliyorsunuz Elmalılı Tefsiri'ni yaptırmıştır, Buhari`yi tercüme ettirmiştir.<br><br>Gece gündüz Kuran meclisleri oluşturmuştur. Çok temiz bir vatan evladıdır Atatürk... Onun meydana getirdiği bu memlekette huzur içerisinde, güvenlik içerisinde yaşıyoruz. Dünyanın en güçlü ordularından birine sahibiz. Allah`a çok şükür. Dünyanın en güzel toprak parçasında yaşıyoruz. Bunlar hepsi Atatürk`ün eseridir. Bunun mutluluğunu sevincini yaşayıp Allah`a hamd etmemiz gerekir. Yani bir güzellik varsa O'na sadece teşekkür edilir. Ve hayırla yâd edilir. Atatürk`ü hayırla yâd etmek çok önemlidir.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17923</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-15</pubDate>
<title>Türkiye'yi Büyük Ortak Olarak Görüyoruz</title>
<description><![CDATA[<b>Kütahya Destan TV, 5 Ağustos 2008<br><br>Adnan Oktar:</b> Özüne dönüyor Türk milleti inşaAllah. Bir süper devlet olacak. Türk–İslam Birliği oluşacak inşaAllah. <b>Türkiye bölgede ağabeylik görevi yapacak. Bütün bölge Türkiye`nin manevi liderliğinde bir ferahlığa ve huzura kavuşacak.</b> Ekonomik yönden, maddi ve manevi yönden çok ciddi bir kalkınma, kültürel yönden çok müthiş bir kalkınma ve muazzam bir medeniyet meydana gelecek. Bu sancılar onun alametidir zaten her sancının arkasından büyük bir gelişme olmuştur. Türk tarihine de bakın öyledir. Büyük Türk devletlerinin kuruluşlarında hep böyle sancılı gelişmiştir. Şimdi gene öyle oluyor.<br><br><a href="http://adnanoktarnedemistineoldu.blogspot.com/search?updated-max=2010-02-03T13%3A58%3A00-08%3A00&max-results=7" class="SidesTableText">adnanoktarnedemistineoldu.blogspot.com</a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17921</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-14</pubDate>
<title>Türkiye'nin Ülkemizde Önemli Bir Yeri Var</title>
<description><![CDATA[<b>Bağdat TV, 2 Mart 2008</b><br><br><b>Muhabir:</b> Bir soru daha sorabilir miyim? Türk İslam Birliği genel projenin gerçekleşmesi gerektiği düşünülen Ortadoğu coğrafyasında biri İran diğeri Suudi Arabistan olmak üzere iki eksen var. İşte İran, Irak, Suriye işte Lübnanla Hizbullah ve Filistin`le Hamas`la ve karşısında da Suudi Arabistan`la Ürdün ve Mısır`ın ve nispeten batı devletlerinin desteğinin oluşturduğu bir blok var gibi gözüküyor. Türkiye burada nerede yer almalı ve nasıl böyle bir coğrafyaya liderlik yapabilir?<br><br><b>Adnan Oktar:</b> Türkiye ağabeylik yaptığında o coğrafya içerisinde Türkiye`nin ağabeyliğini kabul etmeyecek hiç kimse yok. Şiiler de, Caferiler de, Suudiler de, İranlılar da, mesela Sayın Ahmedinejat buraya gediğinde, geldi bir Sünni camide Sünni imam arkasında namaz kıldı. Bu ne demektir, siz eğer lider olursanız ben bunu kabul ediyorum. Açıkça budur. Ben dedi zaten burada siyasi bir mesaj verdim dedi. Çok önemli siyasi bir mesaj verdim dedi. Daha ne desin. Hizbullah da kabul eder, herkes kabul eder, Türkiye`nin liderliğini kabul etmeyecek bu coğrafyada kimse yok. Çünkü Türkiye son derece ılımlı, sevecen, makul bir ülke. İnsanları saygın ve efendi insanlar, son derece kültürlü, görgülü insanlar. Ve yıllarca liderlik yapmış bir ülke biliyorsunuz. Osmanlı döneminden bir tecrübesi var. Bütün Türk ülkelerinin, bütün İslam ülkelerinin ağabeysi olarak ortaya çıkacaktır Türkiye. Bunu herkes görecek. Bunu açık açık da söylüyorum, on yıl sonra bu sözümün altına ben yine imzamı atacağım. İnşaAllah.<br><br><a href="http://adnanoktarnedemistineoldu.blogspot.com/search?updated-max=2010-02-03T13%3A58%3A00-08%3A00&max-results=7" class="SidesTableText">AdnanOktarnedemistineoldu.blogspot.com</a><br>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17895</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-14</pubDate>
<title>Allah Korkusunun Müminlere Kazandırdığı Özellikler</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR:</b> Evet. Allah korkusu güzel ahlakla ilgili bütün fonksiyonlarımızı, bütün özelliklerimizi yönlendiren en önemli güçtür. Mesela eğer Allah korkusu olmasa, insan sabıra gerek duymayabilir. Çileye tahammül edemeyebilir. Affetmeyebilir. Yani iradesini birçok noktada kullanmayabilir. Nasıl olsa Allah beni affeder der, var ya Kuran`da da biliyorsunuz, zaten cennete giderim ben, gidebilirim der. Ama Allah korkusu olunca her şeyi kontrollü hale getiriyor. Mesela namaza kalkmayabilir, oruç tutmayabilir, sevdikleri için bir fedakarlık yapmayabilir. . . Bunlar da olmadığında, sevginin zeminidir bunlar, aşkın zeminidir, tutkunun zeminidir, tamamı ortadan kalkar, insan adeta kof hale gelir. Allah korkusuyla insan muazzam detaylar kazanır. Yani çalışkanlık kazanır, dürüstlük kazanır. Mesela Allah korkusuyla insan doğru söyler. Allah`tan korkmazsa çıkarı için çok rahat yalan söyleyebilir.<br><br><b>SUNUCU:</b> Günümüzde oluyor da zaten.<br><br><b>ADNAN OKTAR:</b> Tabi dürüst olmanın kökeninde Allah korkusu var. Allah`tan korktuğu için doğru konuşur. Mesela şahitliği doğru yapar. Yani birçok fitneyi, fücuru, kargaşayı, insanın ruhundaki anarşiyi Allah korkusu önler. Cennetten daha çok zevk almamıza vesile olur. Yoksa, öbür türlü insanda bir matlık, durgunluk meydana gelir.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17887</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-13</pubDate>
<title>Allah Korkusu Ve Sevgisi Müslümanı Dinç Tutar</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR:</b> Samimi Müslüman Allah`tan korkar, Allah`a karşı nezakette kusur etmez. Son derece saygılı bir üslupla konuşur. Biz her an ölebilecek, Allah`ın tecellisi olan varlıklarız ve şu kadarcık yerde Allah bizi konuşturuyor ve bize görüntü göstertiyor…<br><br>Eğer insan çok imanlıysa, Allah`tan çok korkarsa o sevinçten uyku da gelmez insana. Yani içi içine sığmaz, cennet sevinci, İslam`ın dünyaya hakimi olacağı sevinci, veli insanların sözlerinin doğru çıktığını görme sevinci, güzel ahlakın sevinci, sevinçler o kadar çok ki, Allahın verdiği nimetler sevinci. Ama hepsinin üstünde Allah`ın varlığının sevinci vardır, yani sonsuz bir gücün kontrolündeyiz. Ne büyük nimet elhamdülillah. Bunun sevinçlerini yaşasınlar, tabi bunun sonucu olarak insanda bir dirilik ve canlılık olur, ama hedef bu olmaz. Biz böyle bir güzelliği yaptığımız için Allah bunu nimet olarak verir inşaAllah.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17880</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-12</pubDate>
<title>Allah'ın Tecellisine Niyetle İnsan Sevilir</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR:</b> ...Evlilik saf sevgi üstüne olur. Allah`ın tecellisi olarak o insanı seversin. Ve bütün amacın Allah`ın verdiği o emaneti, eşin olarak, hatta bir nevi kardeşi gibi görerek, hatta bir çocuğu gibi görerek, evladı gibi görerek o emaneti koruyup kollamaktır ve onu dünya şartlarında en iyi şekilde yaşatmaktır.<br>Saf sevgiye dayalı olması lazım. Allah`ın tecellisine niyetle bakmak lazım. İnsan tutkuyu yaşamak için evlenir. Allah`ın verdiği o güzel hissi, derinlik hissini yaşamak için ve Allah`a birlikte güzel kulluk edebilmek için, Allah`ın rızasını kazanmak için insanlar evlenirler. Allah`ın tecellisine niyetle insan sevilir. Öbür türlü çok garip ve çok zorlu bir iticiliği var, yani çok zorlu iticiliği. Allah vermesin.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17826</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-08-11</pubDate>
<title>Adamlık Dinini Yaşayan İnsanların Davranış Bozukluklarından Biri ''Görgüsüzlük ve Özenti Anlayışı''</title>
<description><![CDATA[<b>ADNAN OKTAR:</b> Bazen öyle tipler görüyorum yani hakikaten görgüsüz ve cahil, ama işte kulağına küpe takmış, saçını da üç numaraya vurmuş, tişört giymiş, konuşmaları böyle yaya yaya konuşuyor, böyle ilginç konuşma şekilleri geliştirmişler şimdi yeni. Bir acayip yani. Kelimeleri sündürerek falan, işte kulağına walkman midir nedir ondan takıyor, bir şeyler yapıyor. Ultra modern görünümlü kendi kafasına göre, ama tam cahil ve görgüsüz. Ben saçını kazıtmasına bir şey demiyorum, yahut kesmesine. O hoşuna gidiyorsa yapsın. Tişört giymesine de, walkman takması da. Hoşuna gidiyorsa yapsın. Ama bununla çağdaş olduğunu zannetmesi çok ilkel. Çünkü çağdaşlık sevgi dolu olmak, merhametli, şefkatli olmak, itinalı, dikkatli olmak, lafını sözünü bilmek, lafın nereye gideceğini bilmek, temizliğe dikkat etmek, diğer insanları rahatsız etmemek, Yaratandan ötürü yaratılmışları sevmek, çiçeklere, bitkilere, çocuklara, güzelliklere, her şeye karşı bir hayranlık duymak, onları koruyup kollamak, olayların girift taraflarını görmek budur çağdaşlık.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17824</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-07-09</pubDate>
<title>Büyük İslam Alimlerinin, Kuran'da Hz. Mehdi (a.s.)'a ve İslam Ahlakının Dünya Hakimiyetine İşaret Eden Bazı Ayet Şerhleri</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17372" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar`ın 6 Temmuz 2010 Tarihli HarunYahya.TV Röportajından</b></a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17379</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-07-03</pubDate>
<title>Çin, Kaybolan 30 Milyon Uygur Türk'ünün Akıbetini Bildirsin, Tüm Hapishanelerin, Karakolların, Akıl Hastanelerinin, İşkence Yapılan Tüm Askeri Tesislerin Alt Katlarını Göstersin.</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17351" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar`ın 2 Temmuz 2010 Tarihli Kocaeli TV Röportajından</b></a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17353</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-07-01</pubDate>
<title>Türk Irkçılığına Dayanan Bir Türk İslam Birliği'ne Allah Asla Müsaade Etmez.</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17182" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar`ın 13 Haziran 2010 Tarihli Kanal Avrupa Röportajından</b></a><br><br><b>ADNAN OKTAR:</b> En büyük farzdır Müslümanların ittifak etmesi, birleşmesi. Sen ittifak eder birleşirsen, İsrail`deki devlet ``ben en büyük gücüm, haydi gücün yetiyorsa gel bana karşı koy`` demez. Ama zaten böyle bir birlik de, öyle bir kabadayılık yapmaz yani. Türk-İslam Birliği oluştuğunda, Allah başına Mehdi (a.s.)`yi getirecektir. Yoksa sadece ırki bir düşünceyle mesela Türk Birliği oluşması, Türk ırkının üstünlüğü, genetik üstünlüğü üzerine kurulu, faşist mantığı savunan bir Türkçü politika Allah tarafından mahvedilir. Allah müsaade etmez ona ve hiçbir zaman içinde müsaade etmedi, etmez de. Her zaman ezilir böyle bir sistem. Müslüman ırkçılığı anlamında, Müslüman topluluğu adına faşist bir düşünceye de Allah hiçbir şekilde müsaade etmez. Etmedi ve her zaman da ezdi Allah kafalarını, perişan etti. Faşist bir İslam Birliği`ne de, faşist bir Türk Birliği`ne de Allah müsaade etmez. Neye müsaade ediyor Cenab-ı Allah? Kuran ahlakına dayalı, Rahmani, Allah`ın Rahman ve Rahim isminin tecellisi olan bir Türk-İslam Birliği`ne Allah müsaade eder. Müsaade eder, yaratır inşaAllah. Bu da ancak Mehdi (a.s.) ile mümkün. Bakın ilacı budur, bunu anlamazlıktan geldikleri müddetçe bu bela kesilmez söyleyeyim. Mümkün değil.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17327</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-07-01</pubDate>
<title>Adnan Oktar'dan Vatan Gazetesi'ne Cevap</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17333" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar'ın 28 Haziran 2010 Tarihli Adıyaman Asu TV Röportajından</b></a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17326</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-07-01</pubDate>
<title>Ertuğrul Özkök'ün Vesveselerine Cevap: Allah Var, Ahiret Var.</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17304" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar`ın 21 Haziran 2010 Tarihli Adıyaman Asu TV Röportajından</b></a><br><b><br>Adnan Oktar:</b> Bak; ``kitabı okurken allak bullak oldum`` diyor. Bir bilim adamı yazı yazmış, Allah ayette; ``insan zayıf yaratıldı`` diyor. Bakın bunu görüyoruz, bir kitapla allak bullak oluyor, hemen vesveseye açık. Kardeşim o bilim adamı dediğin senin adam, 9 ay 10 günlük, normal değil mi, aciz, zavallı bir insan, yatan, kalkan, uyuyan senin gibi bir insan. Makul bir zekası var, biraz kitap okumuş, şuradan, buradan. Kendi vesveselerini, kendi içinden çıkamadığı düşüncelerini, kendi dar bakışıyla, belki kavrayamayan ruhuyla, beyninin dar perspektifiyle, bir şeyleri yazıyor. Ama dar düşündüğü, aklının yetersiz olduğu açık açık anlaşılıyor kitapta. Kitap okurken allak, bullak olmak ne demek yani değil mi? Aklı başında, kültürlü, kişilikli bir insan niye allak bullak olsun? Garibanın, bir zavallının yazdığı kitaptan değil mi? Üstelikte kültür seviyesini, düşünce ufkunu açıkça belli eden bir insandan niye etkilensin? ``İnsan denilen varlığın bir ruhunun olmadığı teşhisi bu güne kadar kurduğumuz sistemleri alt üst ediyor.`` Şimdi derler ya, bir akıllı bir taş atar, 40 akıllı onunla uğraşır derler. Şimdi adam bir şey söylüyor, bak oda içine dalmış balıklama konunun.  En başta dinleri, din bir kere, bir tane din vardır, İslam dini vardır, hak din vardır. Muhammedilik vardır. Alt üst ettiği  falan da yok, dimdik ayaktayız, nereyi alt üst edecek yani, değil mi? Adamın birisi çıkacak, dar ufkuyla, dar düşünce sistemiyle bize bir şeyler söyleyecek, biz de allak bullak olacağız. Bu nasıl oluyor bu? Hakikatler o kadar açık, o kadar nettir ki, o kadar kesindir ki, gözümüzle görürüz, kulağımızla işitiriz, elimizle dokunuruz, burnumuzla koklarız Allah`ın verdiği.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17329</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-07-01</pubDate>
<title>Ertuğrul Özkök'ün Ruhun Varlığı Konusundaki Bilinçaltı Kurgulama Metotları Biz Olduğumuz Sürece Hiçbir Yere Varmaz.</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17305" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar`ın 22 Haziran 2010 Tarihli Güneydoğu Olay TV Röportajından</b></a><br><br><B>ADNAN OKTAR:</B> Ertuğrul Özkök, mesela bak ruh yok dedim mi? Ertuğrul Özkök ne diyor ``ben ruhun varlığına inanmıyorum`` diyor, özetle bunu anlatıyor. Materyalistler ne diyor, onlarda ``ruh yok`` diyorlar. Lenin ne diyor, `` ruh yok``, Marks ne diyor, ``ruh yok`` diyor. Ertuğrul Özkök de aynısını söylediğine göre, dönüp dolaşıp olay yine Darwinizme dayanıyor. Şimdi Ertuğrul Özkök`ün kafasının Darwinizmle bulandığı belli, onu anlatamıyor işte endek döndek kenardan köşeden konuyu anlatmaya çalışıyor. Halka bilinçaltı kurgulama yapacak kendince, yani böyle bir aydın kafası var güya aydın kafası var. Böyle çaktırmadan yandan cebe kaydırma metotları böyle. Kardeşim bunlar çok ucuz metotlar, bunlar kolay metotlar. Bunlar 1960`larda, 50`lerde hatta 20`lerde falan uygulanırdı bunlar. Ömer Seyfettin kitaplarında olurdu, böyle hafif hafif, alttan alttan halkı aydınlatmak, çaktırmadan bilinçaltına bilgi vermek. Bunları bıraksın, konuşacaksa açık açık söylesin. Flu izahlara gerek yok. Ben Darwinist, materyalistim desin, gelin tartışalım desin değil mi? İşte kitap okudum sarsıldım, paramparça oldum, ruhum yıkıldı falan, bir kitapta yerle bir oldum, bütün dünyam bitti, zangır zangır titriyor, bilmem ne falan böyle bunları bıraksın. Titrediği, hopladığı falan hiçbir şeyi yok. Yani o halkın, tereddüt içinde olan halktan insanlar varsa, onlara etki etmek için yapılmış bir bilinçaltı kurgulama metodu. Bir toplum mühendisliği uygulaması güya. Bunları bırakacak, açıkça söylesin.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17331</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-06-30</pubDate>
<title>Ertuğrul Özkök'ün Kendisine Mürşit Kabul Ettiği Daniel Dennett Darwinizmin Tüm Ahlaki ve Dini İnançları Yok Ettiğini Açıklamıştır.</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17307" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar`ın 23 Haziran 2010 Tarihli TV Kayseri ve Samsun AKS TV Röportajından</b></a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17298</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-06-30</pubDate>
<title>Ertuğrul Özkök'ün Mehdi Beklentisi...</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17304" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar`ın 21 Haziran 2010 Tarihli Adıyaman Asu TV Röportajından</b></a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17332</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-06-30</pubDate>
<title>Ertuğrul Özkök, Yazısındaki Türkiye'nin İslam Dünyasına Liderliği Konusundaki Açıklamasında Yanılıyor</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17310" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar`ın 25 Haziran 2010 Tarihli Kocaeli TV Röportajından</b></a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17330</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-06-30</pubDate>
<title>Hücrelerin Ürettiği Hiçbir Maddeyi Ertuğrul Özkök Laboratuar Ortamında Bile Yapamaz.</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17304" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar`ın 21 Haziran 2010 Tarihli Adıyaman Asu TV Röportajından</b></a><br><br><b>Adnan Oktar: </b>``Tabii asıl soru insan denilen bu mükemmel makineyi, aptal hiçbir şeyden habersiz hücreler meydana getirmesine ne diyeceğiz?`` Ertuğrul Bey`i biz bir hücreyle karşı karşıya getirelim. Eğer onun aklının milyonlarca misli, trilyonlarca misli akıl göstermezse, ben ona bir on trilyon vereceğim. Herhangi bir hücrenin zekasını, bak herhangi bir hücrenin zekasıyla, Ertuğrul Bey`in zekasını karşılaştırdığımızda, kromozomların zekasını, onların yaptığı yüksek teknolojiye ait, akıl almaz, mükemmel atakları, akıl almaz tedbirleri, olağanüstü hareketleri, mesela bir tane küçük bir tane örnek verelim. Adam, mesela şeker imal edecek, veyahut protein imal edilecek, gidip proteini çok mükemmel imal edebiliyor, bir hücre. Ama Ertuğrul Bey yapamaz, değil mi? Bir aminoasit bile yapamaz. Ama hücre mükemmel yapıyor, götürüp ilgili yere yerleştiriyor, eksik yere. O yeri onun bulması ne kadar sürer biliyor musun Ertuğrul Bey`in? 1 milyon sene versen, yine bulamaz, 1 milyon sene. Onun için hücrelerin aptal olduğu iddiası, şeyce bir iddiadır, yani zayıf bir iddiadır. Ve yahut yanlış bir iddiadır diyelim, yanlış bir iddiadır, evet. ``Bütün bu aptal etraftan habersiz hücrelere emredecek, onları idare edecek bir patron yoksa,``. Bakın çok yanlış anlamış, aptal değil hücreler, son derece zekidir. Asıl aptal olan, bir kısım aptal bilim adamlarıdır, bazı bilim adamlarıdır. Ve onlara insanların da kanmaması gerekir, inşaAllah. ``Etraftan habersiz,`` yani etraftan haberleri olması konusu, zaten hücrelerin insanın aklının alamadığı olağanüstü özellikleridir. Mesela hücre, bir yerde bir enfeksiyon oluyor, anında haber alıyor ve anında haber veriyor ve bütün vücut haber alıyor, gidip orada o enfeksiyonu yok ediyorlar birlikte. Sonra da o enfeksiyonu, orada dağıtıyor hücre yeniden. Ona benzer bir mikrop geldiğinde, ona karşı nasıl mücadele vereceğine dair bilgiyi de, diğer hücrelere dağıtıyor. Bak bu buraya geldiğinde, arkadaş bunu gelip vuracaksınız, özelliği budur, bakın silahı da budur. Bu mermiyle indireceksiniz bunu aşağıya, onun anladığı mermi budur, diyor. Nasıl habersizmiş bu? Mesela büyüme hormonu bir geliyor hücrelere, hemen haber alıyorlar. Büyüme hormonu gelmiş, biz hücreyi büyütelim, kemiği büyütelim diyorlar. Mesela büyütüyor, burada artık duralım, bu kadarlık, bize gelen emir bu kadar diyor. Mesela vücutta demir emilimi olacak, bu demir şu an yüksek olduğuna dair bilgi geldi bize, demir emilimini durduralım diyor, durduruyor. Veyahut mesela bir hormon vücutta fazla, diyor ki, bu hormon fazla, adama haber gönderiyorlar. Hemen parçalayalım o zaman hormonu, vücut atsın, diyor. Karaciğere görev veriliyor, şak atılıyor. Böyle anlatacağım konular milyonlarca, hangisini bunun Ertuğrul Özkök yapabilir? Bir tanesini bana söylesin. Nasıl aptal oluyor? Bakın asıl aptal olan kimdir biliyor musunuz? Bunu anlayamayan ve yalan söyleyen, insanları kandıran bazı bilim adamlarıdır, inşaAllah. ``Bilim, bunların cevabını aramaya devam ediyor.`` Arıyor, her seferinde hayretler içinde kalıyorlar. Her seferinde nutukları tutuluyor, nefesleri kesiliyor.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17328</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-06-28</pubDate>
<title>Hadislerde Bahsi Geçen Gargat Ağacının Açıklaması Nedir?</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17125" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar`ın 3 Haziran 2010 Tarihli Adıyaman Asu TV ve Kaçkar TV Röportajından</b></a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17295</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-06-19</pubDate>
<title>Fikri Mücadele Terörü Bitirir </title>
<description><![CDATA[Sayın Adnan Oktar teröre çözüm olarak yapılması gereken şeyin, o kişilerin beynindeki yanlışlığın düzeltilmesi olduğunu, özellikle Doğu`da yetişen genç kardeşlerimize doğruların anlatılması gerektiğini; bunun, televizyon ve radyo yoluyla mümkün olacağını, devletin bunu yapacak kimselere destek olması gerektiğini anlatıyor. Sayın Oktar özellikle, terörün fikirle ve düşünceyle çözüleceğinin altını çiziyor.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17099</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-06-07</pubDate>
<title>Hz. Musa'nın Ahit Sandığının İçinde Hangi Kutsal Emanetler Bulunacak?</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17003" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar`ın 16 Mayıs 2010 Tarihli Kanal Avrupa Röportajından</b></a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17130</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-06-05</pubDate>
<title>Sayın Adnan Oktar'ın Son Olaylarla İlgili İspanya Radyosuna Açıklamaları: "İsrail özür dilemeli."</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17126" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar'ın 3 Haziran 2010 Tarihli Talk Radio Europe Röportajından</b></a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17127</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-06-01</pubDate>
<title>İsrail'le Yaşanan Olayların Hiç Yaşanmaması için Türk-İslam Birliği Şart</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17120" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar'ın 31 Mayıs 2010 Tarihli Adıyaman Asu TV Röportajından</b></a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17119</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-05-28</pubDate>
<title>Allah'ın Dini için, Diğer Müslümanlar için Mücadeleden Kaçanlar, Aciliyeti Olmayan Bir Çok Sünneti Sadece Bahane Olarak Kullanırlar.</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/16976" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar`ın 9 Mayıs 2010 Tarihli Kanal Avrupa Röportajından</b></a>]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17087</link>
</item>

<item>
<category>Adnan Oktar Anlatıyor</category>
<pubDate>2010-05-21</pubDate>
<title>Shakira Gibi Ünlü Sanatçılara Gösterilen İlgi, Sevgi Değil Hevestir. Allah Rızası için Olmayan Sevgide Vefa ve Sadakat Olmaz</title>
<description><![CDATA[<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/16916" class="SidesTableText"><b>Sayın Adnan Oktar'ın 30 Nisan 2010 Tarihli Kocaeli TV Röportajından</b></a><br><br><b>SUNUCU:</b> ``Sayın Hocam, Afrika`daki dünya kupasının şarkısını bu yıl Shakira yapmış. Dua eden bir futbolcunun görüntüsüyle başlıyor. Sözlerinde ‘Allah`ı dinle, bizim ortak sözümüz bu olsun` diyor. MaşaAllah. Hocam dünya çapında Allah sevgisinde bir artış var. Sizin düşüncelerinizi öğrenmek isterim`` diyor.<br><b><br>ADNAN OKTAR:</b> Shakira, Müslümanlığın etkisinde olan, İslam`ın etkisinde olan bir genç kız. Osmanlı`dan kalan, o Osmanlı terbiyesi yine ruhunda kalmış demek ki. Az da olsa kalmış. Onun güzel etkisini de görüyoruz üslubundan, tavrından. Muhtemelen ailesi de öyle İslam`a, Kuran`a karşı sevgi dolu bir aile. İnşaAllah daha açık, daha sarih üslup kullanır. Daha candan bir üslup kullanır. Çok zeki bir şey de Shakira gördüğüm kadarıyla, bakışlar falan cin gibi, çok zeki bir insan. Zannediyorum bu bir adımdır, yani ilk adımdır. Daha geliştirir onu güçlendirir, daha etkili bir üsluba çevirir. Çünkü Avrupa`da, Amerika`da sürekli sanatçılar Müslüman oluyor. Müslüman olanlar Müslümanlığı açıkça göstermeye başladılar. O da bu güzel gelişmelerin devamı olarak hoş bir tavır gösterse, daha da hoş tavırlar gösterirse; şimdiki sevilmesinin bin katı gerçek anlamda sevilir.]]></description>
<link>http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/17014</link>
</item>

</channel>
</rss>